KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/656 E., 2026/3993 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/3514 E. , 2023/3166 K.
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, hakaret
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
710 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; Kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün, kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; hakkında takdiri indirimin alt sınırdan uygulandığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğini ve eksik inceleme neticesinde hüküm tesis edildiğini ileri sürerek hakkındaki mahkumiyet kararının bozulmasına yöneliktir.
III. GEREKÇE
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelemede: Sanığın savunması ve tüm dosya kapsamından, sanığın mahkumiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanığın temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılamayacağı anlaşılmakla, yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelemede
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca takdiri indirim sebebinin uygulanmış ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılamayacağı anlaşılmış ve sanığın bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak ;
1-) 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ve Covid-19 tedbirleri kapsamında ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında hakaret eyleminin gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi karşısında, aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması,
2-) Sanığın eylemini dört şikayetçiye karşı işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi gereğince arttırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin
düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/656, K. 2026/3993, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama