İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2024/7258 Karar: 2024/13114 Tarih: 2024

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/7258 K.2024/13114

4. Ceza Dairesi 2024/7258 E. , 2024/13114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi KARAR : İtirazın reddi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında yapılan

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2024/7258 E. , 2024/13114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi KARAR : İtirazın reddi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında yapılan

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2024/7258 E. , 2024/13114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi KARAR : İtirazın reddi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e, 35, 125/1, 125/4, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 ve 1.740,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli ve 2022/317 Esas, 2023/757 sayılı kararına karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2023 tarihli ve 2023/613 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 gün ve 2024/67185 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/11/2020 tarihli ve 2020/547 esas 2020/924 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, "...7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde muhatabın elektronik tebligatı tebellüğ etmiş sayılacağı tarihe ilişkin özel bir düzenleme yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre "Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." Bunun sonucu olarak elektronik tebligatta tebellüğ tarihi elektronik tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih olmayıp, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olmaktadır. Böylelikle, muhatabın kayıtlı elektronik posta hesabını kontrol etmemek suretiyle tebliğin sonuçlarını geciktirmesi ihtimali söz konusu olmayacaktır..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, 1. Katılan vekiline 21/11/2023 tarihinde elektronik tebligat yapıldığı, yukarıda izah edildiği üzere elektronik yolla katılan vekiline yapılan tebligatın 5 gün sonra 26/11/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayılması gerektiği, 03/12/2023 tarihinin pazar günü olması sebebiyle itiraz süresinin 04/12/2023 tarihinde biteceği, katılan vekilinin karara karşı süresi içerisinde 04/12/2023 tarihli itiraz dilekçesi sunduğu, sanık müdafiinin ise yüzüne karşı verilen hükmün 19/10/2023 tarihinde tefhim edildiği ve 20/10/2023 tarihinde süresi içerisinde süre tutum dilekçesi verdiğinin anlaşılması karşısında, mercii mahkemesince itirazın süresinde olduğu kabul edildikten sonra, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2. Kabule göre ise, Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın gerekçe kısmında sanık müdafiinin itirazının esastan reddine, katılan vekilinin itirazının ise süre yönünden reddine karar verildiği belirtilmesine rağmen, kısa kararda sanık müdafiinin itirazının süre yönünden reddine karar verildiği belirtilerek, kısa karar ve gerekçe arasında çelişkiye yol açılmasında, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 7201 sayılı Tebligat Kanununun elektronik tebligatı düzenleyen 7/a maddesinde ; Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. 1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar. 2. 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler. 3. Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları. 4. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri. 5. Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar. 6. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları. 7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri. 8. Noterler. 9. ... yazılı avukatlar. 10. Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler. 11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim. Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. 5271 sayılı CMK’nın “sürelerin hesaplanması” başlıklı 39. maddesi ise “(1) Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar. (2) Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. (3) Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer. (4) Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter” biçiminde düzenlenmiş olup, gün ile belirlenen sürelerin, tebliğin yapıldığı tarihin ertesi gününden itibaren işlemeye başlayacağı ve son günün tatile isabet etmesi durumunda sürenin tatilin ertesi günü sona ereceği hüküm altına alınmıştır. CGK'nun 11/11/2021 tarih, 2020/1-435 esas ve 2021/548 sayılı kararında da "7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde muhatabın elektronik tebligatı tebellüğ etmiş sayılacağı tarihe ilişkin olarak “Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” açık hükmü gözetildiğinde elektronik tebligatta tebellüğ tarihinin elektronik tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih değil, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olduğu" açıkça belirtilmiştir. CMK'nın 268. Maddesi; (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır. (2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir. İnceleme konusu somut olayda; 1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun elektronik tebligatı düzenleyen 7/a maddesine göre, elektronik yolla yapılan tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılması gerektiği, katılan vekiline 21.11.2023 tarihinde yapılan elektronik tebligatın 5 gün sonra 26.11.2023 tarihinde tebellüğ etmiş sayılması gerektiği, 7 günlük itiraz süresinin son günü pazar günü olması sebebiyle 04.12.2023 tarihinde verdiği anlaşıldığından yapılan itirazın süresinde olduğu gözetilip, itirazla ilgili bir karar verilmesi gerekirken, süresinde olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmesi, 2. Mercii kararının gerekçe kısmında sanık müdafiinin itirazının esastan reddine karar verildiği belirtilmesine rağmen hüküm kısmında süre yönünden reddedildiği belirtilerek çelişki oluşturulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2023 tarihli ve 2023/613 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla