KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/7540 E., 2025/10173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/491 E., 2024/583 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, ihtilat şartının oluşmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, dava zamanaşımının dolduğuna, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Lehe hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların gerçekleşmediği, eylemin katılana mesaj gönderme şeklinde gerçekleştiği ve dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmıştır.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
5271 sayılı Kanun'un 252/3. maddesindeki “Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251. madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.” şeklindeki düzenleme karşısında, itirazın sanık müdafii tarafından yapıldığı dikkate alındığında basit yargılama usulü uyarınca yapılan indirimin korunmaması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu hususta bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, yapılan incelemede eleştiri dışında başkaca hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/7540, K. 2025/10173, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama