Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/11114 E. , 2026/2954 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/5 32... /731 Karar SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak sur
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/11114 E. , 2026/2954 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/5 32... /731 Karar SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 106/1-3, 43/1 (2 kez), 62/1 (2 kez) 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri uyarınca 1.380,00 Türk lirası ve 440,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Amasya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2024 tarihli ve 2024/532 esas, 2024/731 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2025 gün ve 2025/125457 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Amasya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2024 tarihli kararı ile sanığın katılana karşı eyleminden dolayı hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyetine karar verildiği, katılan vekilinin 31/01/2025 tarihinde şikayetten vazgeçme dilekçesi verdiği, 5237 sayılı Kanun’un 73/4. maddesinde yer alan “Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince şikayetten vazgeçmenin karar kesinleşinceye kadar mümkün olduğu, anılan kararın sanığa 17/01/2025 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, şikayetten vazgeçme tarihinde kararın henüz kesinleşmediği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 131/1. maddesinde “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." Aynı Kanun'un 106/1-3.cümlesinde "...Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur." hükümlerine yer verildiği, Anılan Kanun'un 73. maddesinde ise; "(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez. (4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. (5) İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar. (6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. (7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz." biçimindedir. 5271 sayılı Kanun'un 223/8. fıkrasında da, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır. İnceleme konusu somut olayda; sanığın kanun yararına bozma talebi dilekçesinde katılan vekilinin düşme talebinin yerinde olduğunu beyan etmesi nedeniyle sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiği belirlenerek yapılan incelemede; sanığa isnat olunan 5237 sayılı Kanun'un 125/2-1. maddesinde düzenlenen hakaret ve 106/1-3.cümlelerinde düzenlenen tehdit suçlarının kovuşturulmasının şikayete bağlı olması, aynı Kanun'un 73/4. maddesi uyarınca şikayetten vazgeçmenin karar kesinleşinceye kadar mümkün bulunması, kararının sanığa 17.01.2025 tarihinde tebliğ edilmesi, şikayetçi vekilinin 31.01.2025 tarihli dilekçe ile sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini bildirmesi karşısında; şikayetten vazgeçme tarihinde kararın henüz kesinleşmediği ve düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Amasya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2024 tarihli ve 2024/532 esas, 2024/731 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-(d) bendi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; sanık hakkında, hakaret ve tehdit suçlarından açılan KAMU DAVALARININ, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Kamu davalarının düşmesi nedeniyle bu suçlar için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına," Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.