İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/126 Karar: 2025/7954 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/126 K.2025/7954

4. Ceza Dairesi 2025/126 E. , 2025/7954 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1826 E., 2019/1939 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında görevi y

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/126 E. , 2025/7954 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1826 E., 2019/1939 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında görevi y

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/126 E. , 2025/7954 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1826 E., 2019/1939 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükme yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; suç işleme kastı ile hiçbir eylemde bulunmadığına, suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen kimsenin kasıtlı davrandığından söz edilemeyeceğine, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE Sanığın savunmalarına, katılanlar ..., ..., ... ile şikayetçiler ...'nın aşamalardaki beyanları, 11.03.2014 tarihli olay tutanağına göre sanığın atılı suçu işlediği, suçlu kişiliği değerlendirilerek yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51. ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanamayacağı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerektiğinden, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda mükerrir olmayan sanık hakkında, hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı toplumsal bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan orantılılık ilkesine aykırı şekilde hapis cezasının tercih edilmesi, 2. 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, sanığın araç içerisinde gerçekleştirdiği eyleminde aleniyetin oluşmayacağı anlaşıldığından, Jandarma Komutanlığında gerçekleştirdiği eylemini Jandarma komutanlığının neresinde gerçekleştirdiği tespit edilip sonucuna göre aleniyet unsurunun oluşup oluşmadığı tartışılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması, 3. Mağdur sayısı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin tatbiki sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kınık Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,29.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla