Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/12847 E. , 2026/6509 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/151Esas, 2017/100 Karar SUÇ : Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/12847 E. , 2026/6509 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/151Esas, 2017/100 Karar SUÇ : Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220/2, 220/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın anılan Kanun'un 58/9. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2014 tarihli ve 2014/49 Esas, 2014/121 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.04.2015 tarihli ve 2015/5420 Esas, 2016/2211 sayılı ilamı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 220/2, 220/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın anılan Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2017 tarihli ve 2016/151 Esas, 2017/100 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 gün ve 2025/139489 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 16/09/2020 tarihli ve 2020/596 esas, 2020/9590 karar sayılı ilamında yer alan, "Bozma öncesindeki hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi karşısında, bozma sonrası verilen kararda sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağı gözetilmeyerek fazla cezaya hükmolunması suretiyle, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine aykırı davranılması" şeklindeki açıklamalar ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307/5. maddesinde yer alan, "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca, somut olayda İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2014 tarihli kararının sadece sanık müdafii tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.04.2015 tarihli kararı ile bozulduğu nazara alındığında, bozma öncesi tayin olunan cezanın sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği ve yeniden kurulan hükümde netice cezanın 1 yıl 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken, 2 yıl 1 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1412 sayılı Kanun, 326/4. maddesinde; “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz.” şeklinde yasal düzenlemeye yer verilmiştir. Kanunun açık düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere; yaptırım ve sonuçları aleyhe değiştirme yasağının kapsamı ceza ve yaptırım miktarı ile sınırlıdır. Sanık veya onun lehine ilgililer tarafından temyiz davası açıldığında, lehe bozma üzerine yeniden kurulan hükümle belirlenen cezanın ve sonucun önceki hükümle belirlenen cezadan ve sonuçtan daha ağır olmamasıdır. İncelenen somut olayda; sanığın İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2014 tarihli 2014/49 Esas, 2014/121 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 220/2. uyarınca suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.04.2015 tarihli 2015/54 20... /2211 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma öncesi kurulan hükümde 1 yıl 15 gün hapis cezasına hükmedildiği gözetilmeden, "cezayı aleyhe değiştirme" yasağına aykırı olarak sanığın suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan sanık hakkında, İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2017 tarihli 2016/151 Esas, 2017/100 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Karardaki hukuka aykırılığın, aynı Kanun maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden, Yerel Mahkemece yapılan uygulama da gözetilerek, hükmün A-II-1 numaralı bendinin 3. paragrafından sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağı nedeniyle hükmolunan hapis cezasının 1yıl 15 gün hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesine, hükümdeki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.