Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/13243 E. , 2026/4568 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2025/4741 Değişik İş SUÇ : Hakaret Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.04.202
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/13243 E. , 2026/4568 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2025/4741 Değişik İş SUÇ : Hakaret Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.04.2025 tarihli ve 2024/137126 soruşturma, 2025/29108 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Bursa 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.06.2025 tarihli ve 2025/4741 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2025 gün ve 2025/143462 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, adı geçen şüphelinin müştekiye karşı işlediği iddia edilen hakaret iddiasına ilişkin olarak yürütülen soruşturma kapsamında, 07.11.2024 tarihli ve 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 75 inci maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle atılı sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçunun önödemeye tabi kılınması sebebiyle şüpheliye önödeme önerisinin tebliğ edildiği ve şüphelinin ödeme emrinde belirtilen 10.500,00 Türk lirası tutarı ödemesi üzerine 30.04.2025 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini müteakip müşteki vekilinin karara karşı itirazının Bursa 6. Sulh Ceza Hâkimliğince 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 170/2 madde ve fıkrasına göre suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluştuğu ve mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; 07.11.2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle yapılan düzenleme ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 75/6. maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere aynı kanunun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile dördüncü fıkrasının önödeme kapsamına alındığı ve anılan Kanun'un 18. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na eklenen geçici 7. madde ile "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla soruşturma veya kovuşturma evresinde bulunan dosyalar bakımından bu maddeyi ihdas eden Kanunla 253. maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik ve 5237 sayılı Kanunun 75. maddesinin altıncı fıkrasında yapılan değişiklik uygulanmaz" şeklinde düzenleme getirildiği, bu düzenlemelerin 14.11.2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, UYAP üzerinden edinilen safahat bilgilerine göre Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan ilk işlem tarihinin 19.11.2024 olduğu göz önünde bulundurulduğunda, soruşturmanın 19.11.2024 tarihinde başladığının kabul edilmesi gerektiği ve şüphelinin üzerine atılı suçun önödeme kapsamında kaldığı anlaşılmakla, şüpheli tarafından ödeme yapılması nedeniyle itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 07.11.2024 gün ve 7531 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesinin 6-a bendine (1) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere yeni bir bent eklenmiş ve hakaret (125. maddenin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile dördüncü fıkrası) suçu ön ödeme kapsamına alınmıştır. Bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak 5271 sayılı Kanun'a 7531 sayılı Kanun'la eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan ''soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalar bakımından'' ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nin 27.03.2025 tarih, 2024/197 Esas, 2025/86 Karar sayılı kararıyla Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi ve 7571 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile değişik TCK'nın 75.maddesinde yapılan değişiklik de gözetildiğinde itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hukuka aykırıdır. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce farklı gerekçeyle yerinde görüldüğünden KABULÜNE, 2. Şüpheli hakkında hakaret suçundan, Bursa 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.06.2025 tarihli ve 2025/4741 Değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun'un 309/4-a maddesi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, ileti yoluyla hakaret soruşturmasında şüpheliye önödeme önerisi tebliğ etmiş, 10.500 TL'nin ödenmesi üzerine 30.04.2025 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Bursa 6. Sulh Ceza Hâkimliği, müşteki vekilinin itirazını yeterli şüphe bulunduğu gerekçesiyle kabul edip bu kararı kaldırınca dosya kanun yararına bozma istemiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin önüne geldi.
Hukuki İlke: UYAP safahat bilgilerine göre savcılığın ilk işlem tarihi 19.11.2024 olduğundan soruşturma, hakaret suçunu önödeme kapsamına alan 7531 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra başlamıştır; kaldı ki derdest dosyaları dışlayan geçici 7/2. maddedeki ibare Anayasa Mahkemesi'nin 27.03.2025 tarihli, 2024/197 Esas ve 2025/86 Karar sayılı iptal kararıyla ortadan kalktığından, önödemeyi gerçekleştiren şüpheli hakkındaki takipsizlik kararına yönelik itirazın reddi zorunludur.
Uygulama Sonucu: Daire, tebliğnamedeki görüşü farklı gerekçeyle benimseyerek Bursa 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin itirazı kabul eden değişik iş kararını 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca kanun yararına oy birliğiyle bozdu ve sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına karar verdi.
Dava Strateji Notu: Sulh ceza hâkimlikleri, önödemeyle sonuçlanmış hakaret soruşturmalarında takipsizliği delil yeterliliği tartışmasıyla kaldırmaya devam edebilmektedir; müdafi böyle bir kaldırma kararıyla karşılaştığında Adalet Bakanlığı kanalıyla kanun yararına bozma başvurusunu gündeme almalı ve soruşturmanın başlangıç tarihini UYAP kayıtlarıyla ispatlamalıdır.