Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/13395 E. , 2026/4417 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/966 E., 2022/1466 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Dairemizce de benimsenen Ya
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/13395 E. , 2026/4417 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/966 E., 2022/1466 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.05.2023 tarihli 2023/11-49 E., 2023/277 sayılı kararı uyarınca temyiz isteminin süresinde yapıldığı ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi'nin temyiz isteminin süre yönünden reddine dair 26.10.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; atılı suçu işlemeyip aksine kolluk görevlilerince kendisine hakaret edildiğine, aksinin kabulü halinde dahi ilk haksız hareketin kolluk görevlisinden geldiği gözetilerek karşılıklı hakaret hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tutanağın gerçeği yansıtmadığına, olay yerinde bulunmayan tanık Ö.F.Ö'nün gerçeğe aykırı beyanlarının hükme esas alınmasının, olayın başından beri olay yerinde bulunan tanık G.İ. dinlenilmeden eksik incelemeyle verilen kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın aşamalardaki savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, olay tutanağı ile tüm dosya kapsamı uyarınca Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde olduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış, hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; sanığın eyleminin ülke genelinde sokağa çıkma yasağının olduğu zaman diliminde gerçekleştiği anlaşılmakla suçun aleniyet unsurunun oluşmamasına karşın, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini dışında bir isabetsizlik görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303/1-h maddesi gereği, hüküm fıkrasından "5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmasına'' ilişkin kısım çıkarılarak sanık hakkında verilen sonuç adli para cezasının uygulamaya göre ''7.600,00 TL'' ye indirilmesi suretiyle HÜKMÜN, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Kırklareli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.03.2026 tarihinde karar verildi.