Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/13463 E. , 2026/5089 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/ 650Değişik iş SUÇLAR : Hakaret , kişilerin huzur ve sükununu bozma İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuri
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/13463 E. , 2026/5089 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/ 650Değişik iş SUÇLAR : Hakaret , kişilerin huzur ve sükununu bozma İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçlarından sanık ... hakkında, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 123/1, 62/1 (2 kez), 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. (2 kez) maddeleri uyarınca 1.120,00 Türk lirası adli para ve 1 ay 26 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2022 tarihli ve 2021/1568 Esas, 2022/146 Karar sayılı kararının 23.03.2022 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 20/07/2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun’un 125/1, 123/1, 62/1 (2 kez), 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. (2 kez) maddeleri uyarınca 1.120,00 Türk lirası adli para ve 1 ay 26 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2023 tarihli ve 2023/187 esas, 2023/109 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2024 tarihli ve 2024/650 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 gün ve 2025/147438 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müştekinin 07.03.2023 tarihli dilekçesi ile şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve sanığın da şikayetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanının bulunmaması karşısında, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçlarından açılan kamu davasının, anılan Kanun'un 73/4 ile 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri uyarınca şikayet yokluğu nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5237 sayılı Kanun'un 131/1. maddesinde “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." hükmüne yer verildiği, Aynı Kanun'un 123/1 maddesinde "Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir." Anılan Kanun'un 73/4. maddesinde ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür." hükümleri düzenlenmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesinde de, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; mağdurun 07.03.2023 tarihli dilekçe ile şikayetten vazgeçtiği anlaşılmıştır. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2020 tarih ve 2018/18-589 E, 2020/421 sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 73/6. maddesine göre kanunda aksi yazılı olmadıkça şikâyetten vazgeçmenin bunu kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceğinin düzenlenmiş olması ve anılan Kanun hükmünün amacının yargılama sonucunda beraat etme ihtimali bulunan sanık hakkında yargılamaya devam olunarak suçun sabit olmaması hâlinde sanığın beraatine, sabit olduğunun anlaşılması durumunda ise cezalandırma zorunluluğu ortadan kalktığı için davanın düşmesine karar verilmesini gerektirmesi karşısında, her ne kadar sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine ilişkin bir beyanı yok ise de yargılama sonucu sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olması nedeniyle mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleşerek kanun yararına bozma talebiyle incelendiği dolayısıyla beraat etme ihtimalinin bulunmadığı, ancak 5237 sayılı Kanun'un 73/4. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca, kovuşturma şartının ortadan kalkması ve bir düşme sebebi bulunduğundan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından sanık hakkında Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2023 tarihli 2023/187 Esas, 2023/109 Karar sayılı kararı ve yapılan itiraz üzerine verilen Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2024 tarihli 2024/650 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; Sanık hakkında hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından açılan kamu davalarının, 5237 sayılı Kanun'un 73/4. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 4. Sanık hakkında bu suçlardan açılan kamu davalarının düşmesi nedeniyle bu suçlar için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.