KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2025/1388 E., 2025/8054 K.·İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/467 Değişik İş
- Suç
- Hakaret
- Karar
- İtirazın reddi
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
1.367 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında hakaret suçundan basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle kurulan beraat hükmüne karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Merciince reddedildiğine dair kararın Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.02.2025 tarih ve 2025/11171 sayılı istem yazısı Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
" ...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Basit yargılama usulünde itiraz" başlıklı 252/1. maddesinde yer alan, "251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir." şeklindeki, anılan Kanun'un 252/6. maddesinde, "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklindeki,
Yine aynı Kanun'un “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Vekile ve kanuni mümessile tebligat” başlıklı 11. maddesindeki “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.” şeklindeki düzenlemeler ile,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17/05/2022 tarihli ve 2022/3684 esas, 2022/12501 karar sayılı ilâmında yer alan, "Mahkemece yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilerek, müşteki ve vekiline... davaya katılmak isteyip istemediği hususlarının beyanları ile birlikte mahkemeye bildirilmesinin, müşteki vekiline 09/01/2021 müştekiye ise 27/01/2021 tarihlerinde tebliğ edilerek ihtar olunduğu, ancak müşteki ve vekili tarafından dosyaya sunulan yazılı bir beyan olmadığı gibi davaya katılma yönünde de bir talebinin bulunmadığı, bu kapsamda müşteki vekilinin ...itiraz hakkının bulunmadığı gözetilerek,
itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne ilişkin Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/05/2021 tarihli ve 2021/402 değişik iş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde, Mahkemece bu hususun müşteki, müşteki vekili ve sanığa tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmelerinin isteneceği, söz konusu tebliğ mazbatasında, aynı süre içinde katılma talebinin bildirilmesi gerektiği ihtarının da yer alması gerektiği,
Somut olayda, Mahkemesince basit yargılama usulü uygulanmasına tensiben karar verilmesini müteakip, iddianame ve tebliğden itibaren on beş gün içerisinde beyanlarını bildirmesine dair ihtarnamenin soruşturma aşamasında vekaletini dosyaya sunmuş olan müşteki vekiline tebliğ edilmediği, kovuşturma aşamasında basit yargılama usulünün uygulanacağı hususunun dosyada vekaleti bulunan müşteki vekiline tebligat ile bildirilmesinin gerektiği, müştekiye yapılan tebligatta ise on beş günlük süre içinde varsa katılma talebinin bildirilmesi gerektiği ihtarının yer almadığı, gerekçeli kararın ise müşteki vekiline tebliğ edildiği,
bu halde 5271 sayılı Kanun'un 260. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde verilen karara karşı müştekinin itiraz hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceği, mahkemece basit yargılama usulüne göre verilen karara karşı müşteki vekilince yapılan itiraz üzerine genel hükümlere göre duruşma açılarak karar verilmesi gerekirken, müştekinin katılan sıfatını haiz olmaması nedeniyle itirazın reddine ilişkin Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2023 tarihli kararına karşı yapılan itirazın merciince kabulüne karar verilmesi gerekirken,
yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un basit yargılama usulü başlıklı 251. maddesinde;
"(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.
(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223. maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
(6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.
(7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz.
(8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.”
Aynı Kanun'un basit yargılama usulünde itiraz başlıklı 252. maddesinde ise;
(1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.
(2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.
(3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251. madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251/3. maddesi uyarınca yapılan indirim korunur.
(4) İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır.
(5) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir.
(6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." hükümleri yer almaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Vekile Ve Kanuni Mümesile Tebligat" başlıklı 11. maddesinde;
"Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.
(Ek: 11/1/2011 - 6099/4 md.) Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.
Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icabetmedikçe bu mümessillere yapılır." şeklindedir.
Yine 05.01.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Vekile Tebligat" başlıklı 18. maddesinde;
"(1) Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekile bürosunda yapılacak tebligat, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.
(2) Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmesine ilişkin hükümleri saklıdır." biçimindedir.
Bu düzenlemeler karşısında, vekil vasıtasıyla temsil edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği açıktır. Yerleşik yargısal kararlar da bu yöndedir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasında, Mahkemenin 17.04.2023 tarihli tensip zaptıyla yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verildiği, herhangi bir ihtaratın yer almadığı tebligatın şikâyetçi Mehmet K.’ya tebliğ edildiği görülmüşse de, soruşturma aşamasında şikayetçi vekilinin usulüne uygun olarak dosyaya vekaletname sunduğunun anlaşılması karşısında, ihtarat içeren tebligatın şikayetçi vekiline yapılması gerekirken şikayetçiye yapılmasının yasaya aykırı olduğu,
bu nedenle geçerli sayılamayacağı, 5271 sayılı Kanun'un 260. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde verilen karara karşı şikayetçinin itiraz hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceği, Mahkemece basit yargılama usulüne göre verilen karara karşı şikayetçi vekilince yapılan itiraz üzerine genel hükümlere göre duruşma açılarak karar verilmesi gerekirken, katılan sıfatını haiz olmaması nedeniyle itirazın reddine dair Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.08.2023 tarihli ve 2023/467 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.
III. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2025/1388, K. 2025/8054, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama