Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/2095 E. , 2025/9711 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/362 E., 2022/184 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265/1,
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/2095 E. , 2025/9711 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/362 E., 2022/184 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265/1, 265/3 ve 43. maddeleri uyarınca 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/362 Esas, 2022/184 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2025 gün ve 2025/17895 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanıklardan ... hakkında birden fazla kişi ile birlikte görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulmuş ise de, yargılamaya konu ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04/08/2021 tarihli ve 2021/3928 esas, 2021/2140 sayılı iddianame anlatımında sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkin olarak eylemlerini tam ve kesin şekilde tarif eden bir anlatım bulunmadığı, nitekim 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225. maddesindeki; "Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." şeklindeki düzenleme gereğince, hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebileceği, anılan iddianamede sanığın eyleminin "arbede sırasında kolluk güçlerinin elinden kaçarak uzaklaşmaya çalışması" şeklinde tarif olunduğu, bu suretle 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesine uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesinin 3, 4 ve 6. fıkraları uyarınca, iddianamede mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar gösterilmeli, aynı Kanunun 225/1. maddesine göre de, hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilmelidir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 21.02.2012 gün 4/570-51 sayılı kararında açıklandığı üzere, soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, CMK'nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık, iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. İsnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında savunmasını yapabilecek şekilde sanığın bilgilendirilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6/3-a maddesinin ihlaline de yol açacaktır. Bu sebeple, bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermeyecek, dava konusu yapılacak eylemin iddianamede bağımsız olarak anlatılması ve sevk maddesinin belirtilmesi gerekecektir. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu somut olayda; sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırılması talebiyle açılan iddianamede, sanığın kolluk güçlerine zorluk çıkardığı ve arbede yaşandığının anlatımda yer aldığı ayrıca iddianamede sevk maddesinin belirtildiği bu haliyle sanık hakkında atılı suçtan açılan davanın usule uygun olduğu anlaşılmakla kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde karar verildi.