İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/3835 Karar: 2025/9360 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/3835 K.2025/9360

4. Ceza Dairesi 2025/3835 E. , 2025/9360 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/524 E., 2022/650 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kan

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/3835 E. , 2025/9360 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/524 E., 2022/650 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kan

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/3835 E. , 2025/9360 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/524 E., 2022/650 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125/4, 52/2 ve 52/4. maddeleri uyarınca 2.100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2022 tarihli ve 2021/524 Esas, 2022/650 sayılı Kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 gün ve 2025/37499 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık ile katılan Haci Dede arasında araç-alım satım nedeniyle husumet bulunduğu, olay tarihinde aynı fikir ve ... birliği içerisinde hareket eden sanık ile dosyanın diğer sanığı ... Alkan'ın birlikte katılanın çalıştığı bankaya gittikleri, katılana hitaben "Seni vuracağız" şeklinde tehdit ettikleri, sanığın bankadan ayrıldığı esnada katılana hitaben parmağını sallayarak hakaret kastıyla "Senin anneni sinkaf edeceğim." şeklinde hakaret ettiği iddia olunan olay nedeniyle yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında tehdit suçundan beraatine, hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2022 tarihli kararına yönelik sanık müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 07/02/2024 tarihli ve 2022/3350 Esas, 2024/358 Karar sayılı ilamında yer alan, "...her iki sanığın üzerlerine atılı suçun sanık ...'ın soruşturma ve kovuşturma safhasındaki ikrar içeren savunmaları, tanık ... ...'ı n sanık ...'ın tehdit eylemine ilişkin anlatımı ile sanık ...'ın katılana parmak sallayarak "Ananı sinkaf edeceğim" şeklindeki beyanı ve dosyada mevcut katılanın sunduğu kamera görüntülerine ilişkin 24.07.2022 tarihli bilirkişi raporuyla sanık ...'ın katılana parmak sallayarak "Ananı avradını si..ecem senin" şeklinde eylemde bulunduğuna dair tespitler karşısında her iki sanığın birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek eksik ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,,..." şeklindeki gerekçe ile anılan kararın tehdit suçu yönünden bozularak hakaret suçu yönünden kanun yararına bozma ihbarında bulunulmasına karar verildiği, bu haliyle iddianame anlatımı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın, katılana hitaben söylediği kabul edilen sözlerin, katılana hakaret etmekten ziyade katılanı korkutma amaçlı olduğu ve eylemin kül halinde basit tehdit suçu kapsamında kalabilecek sözler olduğunun anlaşılması karşısında, hakaret suçundan karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.04.2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Kanun'un 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararında belirtildiği üzere; kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; mahkemece, deliller değerlendirilerek sanığın şikâyetçiye "Ananı sinkaf edeceğim" diyerek hakaret ettiği kanaatiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir. Delil takdiri yapılarak verilen bu kararlar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce Kanun yararına bozma isteminin takdire ilişkin olması nedeniyle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla