Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/5502 E. , 2025/16722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/215 E., 2024/724 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı beli
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/5502 E. , 2025/16722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/215 E., 2024/724 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB- 2025/65820 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; "Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25/09/2024 tarihli kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 125/4, 129/3, 62... /2-4. maddeleri gereğince 11.790,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerektiği, 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnaî hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açıldığı, anılan Kanun'un 170 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da "İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır." düzenlemesine yer verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinde ise "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” düzenlemesine yer verildiği, bu madde gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebileceği, Anılan kanunî düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna açık aykırılık oluşturacağı, öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkimin, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapmak suretiyle önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacağı, Tüm bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda; Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 01/03/2024 tarihli iddianamesi içeriğinde, sanık hakkındaki 07/06/2023-08/06/2023 tarihli eylemine ilişkin olarak müşteki ...'a yönelik 5237 sayılı Kanun'un 125/1 ve 125/4. maddeleri yönünden fiil anlatım bulunmadığı, fiil anlatımı bulunmayan eylemlere ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesine uygun olarak açılmış bir davadan bahsedilemeyeceği cihetle, yargılamaya devamla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/1 ve 125/4. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün ve 3/270-88 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 170/1.maddesi uyarınca ceza davası, kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan Kanun'un 170/4. Maddesinde de ; “İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” düzenlemesine yer verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 225. maddesinde yer alan; “hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir” şeklindeki düzenleme gereğince de hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan yasal düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması yasaya açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak da ifade edilen bu ilke uyarınca, hâkim ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuksal çözüme kavuşturacaktır. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde iddianame içeriğine göre; sanık hakkında şikayetçi ...'a yönelik hakaret suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2024 tarihli ve 2024/215 E., 2024/724 K. sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; sanığa hakaret suçundan verilen 11.790,00 TL adli para cezasının KALDIRILMASINA, 4. Bu suçtan hükmolunan cezanın çektirilmemesine, kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.