Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/5848 E. , 2025/14185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1431E., 2021/2205K. SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için dire
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/5848 E. , 2025/14185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1431E., 2021/2205K. SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Sanıklar hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereğince reddine karar verilerek, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddi kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanıklar ... ile ... müdafiinin temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkili ...'nın dosyada şüpheli sıfatının bulunduğuna, dosya kapsamında yapılan işlemlerin şüpheli şahıslar hakkında yapılacak işlemlere uygun olmadığına, müvekkillerinin kamu düzenini bozacak eylemlerinin bulunmadığına, haklarında haksız ve keyfi bir yakalama gözaltı işlemi yapıldığına, müvekkillerinin atılı suçu işlemediklerine bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, yakalama ve dolayısıyla gözaltı işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin kamu düzenini bozacak eyleminin bulunmadığına, dosya kapsamında atılı suçun işlendiğine yönelik katılanların soyut beyanları dışında delil bulunmadığına, müvekkili hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Doğal haklardan kabul edilmiş ifade hürriyeti çoğulcu demokrasilerde vazgeçilemez ve devredilemez bir niteliğe sahiptir. Düşünce hürriyeti insanın özgürce fikirler edinebilme, edindiği fikirleri ve kanaatlerinden dolayı kınamaya tabi tutulmama ve düşüncelerini meşru yöntemlerle dışarı vurabilme özgürlüğüdür. Demokrasinin olmazsa olmaz şartlarından olan ifade hürriyeti bir çok hak ve özgürlüğün temelidir. Bu özelliğinden dolayı ifade hürriyeti bir çok uluslararası belgeye konu olmuş ve Anayasa'da da ayrıntılı düzenlemelere tabii tutulmuştur. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında "Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir." denilmektedir. Öte yandan, kendilerine belirli idari yetkiler verilmiş görevlilerin, sözlerine ve eylemlerine getirilen eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermeleri gerektiği ise AİHM içtihatlarında kabul edilmektedir. AİHM, kamu görevlilerine karşı yapılmış hakaret içerikli ifadelerle ilgili bir başvuruda, başvuruya konu sözlerin, kamuoyunun söz konusu görevlinin performansına duyduğu güveni ortadan kaldırmaya yönelik gerçek bir tehlike meydana getirip getirmediğini incelemektedir. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi 07.02.2019 tarih, 2014/18780 başvuru numaralı (... ve diğerleri başvurusu) kararında, başvuru konusu olaydaki kalıplaşmış sloganların tekrarından ibaret sloganlar kitlesel eylemler yapan bazı grupların kolluk güçleri ile karşılaştıkları durumlarda sıkça kullanılmaktadır, başvurucuların arama ve gözaltı işlemlerine maruz kalmasına neden olaylar dikkate alınmalıdır " katil polis hesap verecek" şeklindeki sloganın başvurucuların bakış açısından kolluk kuvvetlerinin muamelelerine karşı eleştiri amacıyla atıldığı değerlendirilmiştir. Başvurucuların hakaret suçundan cezalandırılmalarına neden olan sloganın görevli polisleri hedef aldığı konusu da kuşkuludur. Bu bağlamda " katil polis hesap verecek" şeklindeki sloganın genel nitelikli olduğu değerlendirilmiş ve başvuru konusu olayda görev yapan polislerin kişisel şeref ve itibarına yönelik olmadığı kabul edilmiştir. Sonuç olarak; davaya konu kalıplaşmış slogan şeklindeki sözlerin; mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, ağır eleştiri niteliğindedir. Aksi düşünülecek olursa, suçla korunmak istenen değer ölçüsüz bir şekilde genişleyecek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebilecektir. Bu itibarla, hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden, sanıkların beraati yerine, mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle, Karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca, İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanıklar tarafından söylenen sözlerin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. Hakaret suçu TCK'nın 125. maddesinde tanımlanmıştır. Bu düzenlemeye göre hakaret; bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını saldırmak olarak tanımlanmıştır. Yargıtay uygulamalarına göre bir eylemin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişmektedir. Kişilere yönelik yönelik ağır eleştiri ve veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir. Söz ve diğer davranışların hakaret suçunu oluşturabilmesi için açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek ağırlıkta somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olay değerlendirildiğinde; olay günü sanık ...'nın başka bir olaydan dolayı ifadesinin alınmak üzere katılanlar tarafından polis merkezine götürülmek istendiği, diğer sanıkların ...'nin götürülmesini engellemeye çalışması üzerine arbede çıktığı ve sanıkların katılanlara tekme ve yumruk atmak suretiyle direndikleri ve " Faşist polisler, arkadaşımızı alamazsınız, bırakın onu ne yaptığınızı sanıyorsunuz, işkenceciler", "İnsanlık onuru işkenceyi yenecek, faşist polisler, katiller, işkence yapmak şerefsizliktir" şeklinde sözler söyleyerek ve slogan atarak katılanlara hakaret ettikleri, sanıkların söyledikleri bu sözlerin, katılanların şeref, onur ve saygınlıklarını rencide edecek nitelikte olduğu ve yapmış oldukları görev nedeniyle tahkir ederek küçük düşürmeye matuf olarak söylendiği ve bu nedenle sanıkların üzerilerine atılı bulunan hakaret suçunun oluştuğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun mahkumiyet hükmünün bozulması yönündeki düşüncesine iştirak etmiyorum.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Gözaltına alınmak istenen kişiye müdahale sırasında kolluğa karşı 'katil polis hesap verecek' gibi kalıplaşmış sloganlar atan sanıklar, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkum edilmiştir.
Hukuki İlke: Kalıplaşmış ve genel nitelikli sloganlar belirli kolluk görevlilerinin onur, şeref ve saygınlığını hedef almadığında ağır eleştiri/rahatsız edici söz kapsamında kalır ve TCK 125'teki hakaret suçunun unsurları oluşmaz; ifade özgürlüğü (AİHS 10) ile kamu görevlilerinin eleştiriye daha fazla hoşgörü gösterme yükümlülüğü esas alınır. Beş yıl altı direnme hükmüne yönelik istinaf ret kararı ise CMK 286/2-a uyarınca temyize tabi değildir.
Uygulama Sonucu: hakaretten bozma, direnme yönünden temyizin reddi (oy çokluğu)
Dava Strateji Notu: Kamu görevlisine karşı söylenen genel/kalıplaşmış sloganlarda somut kişiye yönelik fiil veya olgu isnadı bulunmuyorsa beraat savunması AİHS 10 ve Anayasa Mahkemesi içtihadına dayandırılmalı; ancak karşı oy bulunması bu değerlendirmenin somut olaya göre tartışmalı olduğunu gösterir.