Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2025/6719 E. , 2025/15306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ(1) :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/284 E., 2024/589 K. MAHKEMESİ(2) : Antalya 17.Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/463 E., 2024/118 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozul
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2025/6719 E. , 2025/15306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ(1) :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/284 E., 2024/589 K. MAHKEMESİ(2) : Antalya 17.Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/463 E., 2024/118 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan basit yargılama sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-2, 129/3,62/1 maddeleri uyarınca 62 gün karşılığı 1.860,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2024 tarihli ve 2023/284 esas, 2024/589 sayılı kararının, Aynı tür suçlardan adı geçen sanık hakkında yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-2, 43/1,62/1 maddeleri uyarınca 93 gün karşılığı 2.790,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2024 tarihli ve 2023/463 esas, 2024/118 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2025 gün ve 2025/76775 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosyalar kapsamına göre, Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/284 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 25/08/2022, iddianame düzenleme tarihinin ise 20.03.2023 olduğu, Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/463 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 29.08.2022, iddianame düzenleme tarihinin 31.05.2023 olduğu, her iki dosyadaki suçların 20.03.2023 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilerek 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri kapsamında ve teşditin derecesinde değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Her ne kadar Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden alın nüfus kaydından sanığın 01.09.2025 tarihinde öldüğü anlaşılmış ise de, kesinleşen hükümden sonraki değişiklikler kanun yararına bozma gerekçesi yapılamayacağından mahallince değerlendirilmesi mümkün görülerek inceleme yapılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu ve 310 uncu maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.) Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2024 tarihli ve 2023/284 esas, 2024/589 karar sayılı ilamı ile sanığın katılana 25.08.2022 tarihinde hakaret ettiği; Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2024 tarihli ve 2023/463 esas, 2024/118 Karar sayılı ilamı ile 29.08.2022 tarihinde hakaret ettiği kanaatiyle mahkemece deliller değerlendirilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. Delil takdiri yapılarak verilen bu kararlar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden bahisle, kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce Kanun yararına bozma isteminin takdire ilişkin olması nedeniyle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın 25.08.2022 ve 29.08.2022 tarihli aynı mahiyette hakaret eylemleri iki ayrı Asliye Ceza Mahkemesinde ayrı ayrı cezalandırılmış; bunların zincirleme suç (TCK 43) kapsamında birleştirilmesi gerektiği iddiasıyla kanun yararına bozma istenmiştir.
Hukuki İlke: Kanun yararına bozma olağanüstü bir kanun yoludur; hâkimin takdir alanına giren ve delil takdirine dayalı hususlar bu yolla denetlenemez; eylemlerin zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi takdire ilişkin olduğundan KYB konusu yapılamaz.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma isteminin reddi
Dava Strateji Notu: Ayrı dosyalarda cezalandırılan aynı mağdura yönelik benzer eylemlerde zincirleme suç itirazı esas kanun yollarında (istinaf/temyiz) ileri sürülmelidir; kesinleşmiş kararlarda takdire dayalı hususlar KYB ile düzeltilemez.