İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2025/8478 Karar: 2025/17052 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/8478 K.2025/17052

4. Ceza Dairesi 2025/8478 E. , 2025/17052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1422 E., 2019/2735 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde, Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.10.2018 tarihli ve 2018/315 Esas, 2

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2025/8478 E. , 2025/17052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1422 E., 2019/2735 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde, Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.10.2018 tarihli ve 2018/315 Esas, 2

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2025/8478 E. , 2025/17052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1422 E., 2019/2735 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde, Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.10.2018 tarihli ve 2018/315 Esas, 2018/538 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında şikayetçi ...'ye yönelik hakaret suçundan açılan dava hakkında birleştirme kararı verildiği anlaşılmış, birleşen dosya hakkında bir hüküm kurulmamışsa da zamanaşımı içerisinde hüküm kurulabileceği belirlenmiştir. Sanık ...'un yöntemine uygun ihtarlı tebligat yapılmasına karşın, temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'un temyiz istemi, polis memurlarının müdahale etmesine neden olan ihbara konu eylemi kendilerinin gerçekleştirmediğine, buna karşın olay yerine gelen polis memurlarının doğrudan kendilerini etkisiz hale getirmeye çalıştıklarına, engelli olması sebebiyle atılı suçu işlemesinin mümkün olmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, olay tutanağı, şikayetçi beyanları ve bu beyanları doğrulayan tanık anlatımları doğrultusunda sanığın atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş ve bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; 1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43/1. maddesine göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda; Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.10.2018 tarihli ve 2018/315 Esas, 2018/538 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında şikayetçi ....'ye yönelik hakaret suçundan açılan dava hakkında birleştirme kararı verildiği ancak birleşen dava yönünden bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; zincirleme suç hükümleri de göz önüne alınarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de; mağdur sayısı dikkate alındığında hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanması sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Sanığa yöntemine uygun ihtarlı tebligat yapılmasına karşın, temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmakla sanık ...'un temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ...'un temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla