İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2026/1517 K.2026/3395

Dairemizin 27.10.2025 tarihli ve 2022/10628 Esas, 2025/17048 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2026 tarihli ve 3 - 2021/5097 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde. 5271 sayılı Kanun'un 308/1. maddesinde…

Esas2026/1517Karar2026/3395Tarih16 Şubat 2026Okuma7 dk · 1.467 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2026/1517 E., 2026/3395 K.

Karar tarihi
16 Şubat 2026
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2020/894 E., 2020/1427 K
Suç
Cumhurbaşkanına hakaret İNCELEME KONUSU
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Karar Detayı

1.467 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Dairemizin 27.10.2025 tarihli ve 2022/10628 Esas, 2025/17048 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2026 tarihli ve 3 - 2021/5097 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde. 5271 sayılı Kanun'un 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 3 - 2021/5097 sayılı yazısıyla. "İtiraza konu uyuşmazlık, atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Sanık ... hakkında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2020 tarih ve 2020/4724 esas sayılı iddianamesi ile Cumhurbaşkanına Hakaret suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, Samsun

10. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2020 tarih ve 2020/5 63... /624 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine ilişkin hüküm kurulduğu, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi

2. Ceza Dairesinin 07.12.2020 tarih ve 2020/8 94... /1427 Karar sayılı hükmü ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ile katılan vekilinin temyizi ile Yüksek Dairenizin itiraza konu 27.10.2025 tarih ve 2022/106 28... /17048 Karar sayılı ilamı ile beraat hükmünün onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

5237 sayılı TCK’nın 299/1. maddesinde “(1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./35.mad) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır. (3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.” hükmüne yer verilmiştir. Maddedeki suçun maddi unsuru, “hakaret” teşkil edecek herhangi bir harekettir.

Söz konusu hareketler söz, yazı, resim, işaret veya benzeri vasıtalarla gerçekleştirebilir, ancak; hakaret ve sövme içeren bu eylemlerin Cumhurbaşkanına matufiyeti şarttır. Maddedeki hakaret terimleri 5237 sayılı TCY’nın 125. maddesine göre belirlenecektir. Bu suçla Cumhurbaşkanlığının fonksiyonları değil Cumhurbaşkanının şeref varlığı korunmaktadır.

Genel hakaret ve sövme suçlarında olduğu gibi Cumhurbaşkanına hakaret suçunun oluşması için de; onun sosyal değeri konusunda kendisinin veya toplumun sahip olduğu düşünce ve duyguları sarsıcı fiil veya sıfatlar isnat veya izafe edilmelidir. Ne tür hareketlerin şeref ve itibarı ihlal edici olduğu, toplumda hâkim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre belirlenmelidir, bunu tayinde ölçü bireyin özel duyarlılığı değildir.

(Erman S.Hakaret ve Sövme Suçları, S.80 vd.) Sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanına yönelik olarak, facebook isimli sosyal paylaşım sitesinden.

12.09.2019 tarihinde ''işid itirafçısı Türk, Bombalı saldırılar Mit Bilgisi dahilinde yapıldı'' şeklindeki haberin altına ''bu katliamların arkasında 400 ü vermezseniz kaos olur diyenin olduğu o gün de ayan beyandı'' 08.08.2017 tarihinde ''15 Temmuzda sivillerin çoğunu ...'ın Sadat Milisleri öldürdü ''şeklinde haberi paylaştığı, 18/06/2017 tarihinde "Reiz, diyor Sokakta HAK aranmaz.

Peki, sen Çakma darbe teşebbüsünden sonra, bir ay boyunca sokakta hak değilde, bok mu aradın?" 03/04/2017 tarihinde Cumhurbaşkanının resminin bulunduğu görsel üzerinde "DARBEYİ ...

PLANLADI" şeklindeki paylaşımlarının katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olup hakaret suçunu oluşturacağından, kurulan beraat hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın bozulmasına karar verilmesi yerine onanmasına karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle. 1. İtirazımızın KABULÜ ile, 2. Yargıtay

4. Ceza Dairesinin 27.10.2025 tarih ve 2022/106 28... /17048 Karar sayılı beraat hükmünün ONANMASINA ilişkin kararının KALDIRILMASI, 3. Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2020 tarih ve 2020/5 63... /624 karar sayılı beraat hükmüne yönelik Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 07.12.2020 tarih ve 2020/8 94... /1427 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının BOZULMASI,

4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, Arz ve talep olunur." şeklindeki talep ve gerekçeyle itirazda bulunulmuştur.

II. GEREKÇE

Siyasetçilere yönelik eleştirilerin izin verilen sınırlarının özel kişilere nazaran daha geniş olduğu gerek iç hukukumuzda gerekse uluslararası mahkeme kararlarında yerleşmiş bir ilkedir. Bu ilkenin gerekçesi, siyasetçilerin, özel kişilerden farklı olarak, gazetecilerin ve halkın yakın denetimine açık olan, kamuoyuna mâl olmuş kişi haline gelmeyi bilerek tercih etmeleridir.

Somut olayda; sanığın eyleminin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, suça konu paylaşımların içeriği gözetildiğinde siyasi ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu dolayısıyla Cumhurbaşkanına hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmaması sebebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR

1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun'un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 27.10.2025 tarihli ve 2022/10628 Esas, 2025/17048 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.02.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanığın sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımın hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. Hakaret suçu TCK'nın 125. maddesinde tanımlanmıştır. Bu düzenlemeye göre hakaret; bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını saldırmak olarak tanımlanmıştır.

Yargıtay uygulamalarına göre bir eylemin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişmektedir. Kişilere yönelik ağır eleştiri ve veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir. Söz ve diğer davranışların hakaret suçunu oluşturabilmesi için açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek ağırlıkta somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.

Anayasa’nın Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti" kenar başlıklı 26. maddesi. "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar... Bu hürriyetlerin kullanılması,... başkalarının şöhret veya haklarının,... korunması ... amaçlarıyla sınırlanabilir.

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir." hükmünü, Anayasa’nın 13. maddesi ise. "Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükmünü içermektedir.

Anılan düzenlemelere, öğreti ve yargısal uygulamalara göre ifade özgürlüğü sadece toplum tarafından kabul gören veya zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil, incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. Anayasa Mahkemesi pek çok kararında ifade özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya ve hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiğini kabul etmiştir.

Bu özgürlük, kişinin haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilmesi, düşünce ve kanaatlerinden dolayı kınanamaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalarına aktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına gelir.

Çoğunluğa muhalif olanlar da dâhil olmak üzere düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve gerçekleştirme konusunda başkalarını ikna etme çabaları ve bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesiyle olanaklıdır, demokrasinin işleyişi içinde yaşamsal önemdedir.

Bu düzenlemelere nazaran Devletin düşünce açıklamasını yaptırıma tabi tutmama gibi negatif, etkili şekilde koruma gibi de pozitif yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu hak, çoğulcu demokrasilerde, vazgeçilemez ve devredilemez bir niteliğe sahiptir. Toplumun ilerlemesi ve her insanın gelişimi için ana temeli oluşturmaktadır.

İfade özgürlüğünü sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı bir müdahale olması gerekir. Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığının kabul edilebilmesi için ise amaca ulaşmaya elverişli olması, başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarak kendisini göstermesi gerekmektedir. Ancak her hak gibi bu hak da sınırsız değildir.

Bireylerin şeref ve itibarı, özel ve aile hayatı Anayasa'nın 17. maddesiyle korunan manevi varlık kapsamındadır. Devlet, bireyin manevi varlığının bir parçası olan şeref ve itibara keyfi olarak müdahale etmemek ve üçüncü kişilerin saldırılarını önlemek zorundadır. Yasalarımıza göre bu eylemler ceza hukukunda hakaret suçu olarak düzenlenmiş, özel hukukta ise tazminatı gerektiren haksız fiil sayılmıştır.

Yasal düzenlemelere ve Ceza Genel Kurulunun karalarına göre, iftira, küfür, onur, şeref ve saygınlığı zedeleyici söz ve beyanlar, müstehcen içerikli söz, yazı, resim ve açıklamalar, savaş kışkırtıcılığı, hukuk düzenini cebir yoluyla değiştirmeye yönelen, nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve şiddet yaratmaya yönelik bulunan ifadeler ise düşünce özgürlüğü bağlamında hukuki koruma görmemekte, suç sayılmak suretiyle cezai yaptırımlara bağlanmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde. Sanığın sosyal medya hesabından 12/09/2019 tarihinde ''işid itirafçısı Türk, Bombalı saldırılar Mit Bilgisi dahilinde yapıldı'' şeklindeki haberin altına ''bu katliamların arkasında 400 ü vermezseniz kaos olur diyenin olduğu o gün de ayan beyandı'', 08.08.2017 tarihinde '' 15 Temmuzda sivillerin çoğunu ...'ın Sadat Milisleri öldürdü'', 18/06/2017 tarihinde "Reiz, diyor Sokakta HAK aranmaz.

Peki, sen Çakma darbe teşebbüsünden sonra, bir ay boyunca sokakta hak değilde, bok mu aradın?", 03/04/2017 tarihinde ise Cumhurbaşkanının resminin bulunduğu görsel üzerinde "..." şeklinde paylaşımlar yaptığı, suça konu bu paylaşımların eleştiri sınırlarını aşan ve Cumhurbaşkanının şeref, onur ve saygınlığını rencide edecek boyutta olduğu,

sanığın 15 Temmuz 2016 tarihinde Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik olarak gerçekleştirilen darbeye teşebbüs suçunun planlayıcısının Cumhurbaşkanı ... olduğunu ve 15 Temmuz günü Fetö mensupları tarafından şehit edilen sivillerin Cumhurbaşkanının talimatı ile öldürüldüğünü belirtmek suretiyle somut bir olgu isnadında bulunduğu, dairemizin yerleşik içtihatlarına göre somut olgu isnatlarının hakaret suçu olarak kabul edildiği ve bu nedenle sanığın üzerine atılı bulunan suçun oluştuğu düşüncesiyle.

Sayın çoğunluğun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazın kabulü yerine reddi yönündeki düşüncesine iştirak etmiyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İtiraz Sebepleri
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar

Karar Bilgileri

Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1517
Karar No
2026/3395
Tarih
16 Şubat 2026
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2026/1516 K.2026/4606
  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2026/1515 K.2026/3494
  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2026/1513 K.2026/3621
  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2026/1512 K.2026/3738
  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2026/1511 K.2026/4655
  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2026/1491 K.2026/5762

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.