Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2026/2258 E. , 2026/5477 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2953 E., 2022/2983 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanıklar hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2026/2258 E. , 2026/5477 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2953 E., 2022/2983 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanıklar hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının sanıklar ... ve ... müdafiii tarafından temyiz edilmediği, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise 12.01.2023 tarihli ek karar ile reddedildiği, ret kararına yönelik temyiz istemi bulunmadığı belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. ... ve ... müdafiinin temyiz istemi; karar gerekçesinin yetersiz olduğuna, şikayetçi beyanlarının hükme esas alınamayacağına, tarafsız tanık anlatımlarına itibar edilmesi gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesini uygulandığına, yetersiz gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza belirlendiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın hakaret etmediğinin tanık beyanları ile sabit olduğuna, polis tutanakları ve beyanlarının hükme esas alınamayacağına, şüpheden sanığın yararlanacağına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanıkların savunmaları, şikayetçi anlatımları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından sanıkların mahkumiyetine; koşulları oluşmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına; sanıklara duruşmada adli sicil kayıtları okunup kabul etmeleri karşında ek savunma hakkı verilmemesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanıklara yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi sanıkları hakaret suçundan mahkûm etmiş, İstanbul BAM 11. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Müdafiler temyizde şikayetçi beyanlarının ve polis tutanaklarının hükme esas alınamayacağını, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğini ve ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 58. maddesinin uygulandığını ileri sürmüştür; görevi yaptırmamak için direnme hükümleri ise usulünce temyiz edilmediğinden inceleme dışı kalmıştır.
Hukuki İlke: Sanıkların savunmaları, şikayetçi anlatımları ve olay tutanağıyla mahkûmiyet gerekçesi kurulmuş, haksız tahrik koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiş ve duruşmada adli sicil kayıtları okunup kabul edilmişse TCK 58 uygulaması için ayrıca ek savunma hakkı verilmemesi hukuka aykırılık oluşturmaz; vicdani kanı kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandığında alt sınırdan uzaklaşma da bozma nedeni değildir.
Uygulama Sonucu: Daire, hakaret hükümleri yönünden temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin CMK'nın 302/1. maddesi gereği tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle onanmasına karar verdi.
Dava Strateji Notu: Kolluk görevlilerine yönelik hakaret dosyalarında 'polis tutanağı taraflıdır' itirazı, tutanak içeriği diğer anlatımlarla örtüştüğünde Yargıtayda karşılık bulmuyor; müdafi haksız tahrik iddiasını olayın çıkış anına ilişkin bağımsız tanıklarla somutlaştırmalı ve tekerrür (TCK 58) itirazında adli sicil kaydının duruşmada okunup kabul edilip edilmediğini tutanaktan denetlemelidir, çünkü okunmuşsa ek savunma eksikliği bozma getirmemektedir.