KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/10280 E., 2010/6255 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Davacı ... (kendisine asaleten, ...'ya velayeten) ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 02/08/2001 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar ..., ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, asıl davadaki istemin tümü, birleştirilen davadaki istemin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ..., ..., ... ve ... Ltd Ş tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu olayda, üç şeritli, iniş eğimli ıslak yolda aşırı hızlı araç kullanan desteğin, sürücüsü olduğu aracın direksiyon kontrolünü kaybederek, üç şeritli karşı yön şeridinin orta şeridinden gelen davalılardan ...'ın sürücüsü olduğu araca çarparak yaşamını yitirdiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile ceza dosyası içeriğine göre, kusurlu eylemi ile ölüme yol açmak suçundan yargılanan davalılardan ...'ın cezalandırılmasına ilişkin karar, Yargıtay 8. Ceza Dairesince "…sanığın neticeyi önlemek için alabileceği önlem bulunmaması karşısında beraati yerine mahkumiyet kararı doğru değildir." gerekçesiyle bozulmuş ve bozmaya uyularak verilen beraet kararı da temyiz aşamasında zamanaşımı süresinin dolması üzerine düşme kararı verilmiştir.
Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince, kusur belirlemesine ilişkin ceza mahkemesi kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlacı değil ise de, davalılardan ...'ın kusursuz bulunduğuna ilişkin ceza mahkemesince varılan sonuç, gelişim biçimine göre somut olaya uygundur.
Yerel mahkemece açıklanan olgu gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalıların sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/10280, K. 2010/6255, 25 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama