KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/10446 E., 2010/6121 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 18/01/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
23.05.2006 günü davalılardan ..., sürücüsü olduğu araç ile davacı yayaya çarparak yaralanmasına neden olmuş. 07.06.2006 günlü Sağlık Kurulu raporunda, fibula distal uç kırığı tanısı konulan davacının 45 gün dinlenmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
Kazadan sonra sağda yarım görme şikayeti ile göz hastanesine başvuran davacı, 01.09.2006 günü retina dekolma tanısıyla ameliyat geçirmiş; aynı yerin 29.03.2007 günlü yanıt yazısında, sağ gözdeki retina dekolmanının kendiliğinden veya travmaya bağlı olarak gelişebileceği, bu durumun muayene sırasında anlaşılmasının olanaksız olduğu belirtilmiştir.
Adli Tıp Kurumu'nun 11.07.2008 günlü raporunda, davacının sağ gözdeki görme bozukluğu nedeniyle %45 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı belirtilmiştir. Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacının sürekli iş göremezlik zararı bu oran gözetilerek hesaplanmıştır.
Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gereğince yargıç, tazminatın biçimini ve tutarını belirlerken, kusur yanında durumun özelliklerini de göz önünde tutmak zorundadır. Bu özel durumlara; zarar görenin bölüşük kusuru, zarar tutarının önceden saptanamaması, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, hak ve adalet düşüncesi, olayın oluş biçimi, zarar görenin zararın artmaması için aldığı önlemler, zarar görende var olan bedensel bir rahatsızlığın zarara etkisi gibi olguların girdiği kabul edilmektedir.
Yerel mahkemece, dava konusu olayın gelişim biçimi ve yukarıda açıklanan özel durumlar gözetilerek, saptanan 13.115,74 YTL maddi tazminat tutarından, Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gereğince, uygun bir miktar indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davalının 10.000,00 YTL maddi tazminat ile sorumlu tutulması suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
...
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/10446, K. 2010/6121, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama