KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/10459 E., 2010/8232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı (...) ... ve diğeri aleyhine 30/06/2008 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın reddine ve karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 16/07/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06/07/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraf davalılardan M. ... vekili Av. ... geldiler, diğer davalı adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Davacı, Zaman gazetesinin 10.05.2008 günlü sayısında “ÇEV Başkanı Yaser’in ABD’ye Yerleştiği İddia Edildi” başlığı ile yayımlanan haberin özel yaşamına elatma niteliğinde ve PKK ile ilişki içinde olduğunun ileri sürülmesinin düşmanlık yaratma amaçlı olduğunu, gerçek olmayan haberin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalı yan, gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra yapılan yayının görünür gerçekliğe uygun olduğunu, manevi tazminat isteme koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacı ile arkadaşlarının Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yasa dışı silahlı terör örgütü üyelerine bilerek yardım etmek suçlarından yargılanıp kanıt yetersizliği nedeniyle beraet ettikleri, hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmediği gerekçesiyle, davalı yazar hakkındaki istemin reddine; hakkındaki dava geleceğe bırakılan (atiye terk edilen) diğer davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin olarak verilen karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosyadaki belgelerden, davacının başkanı olduğu Çağdaş Eğitim Vakfı’nın PKK üyelerine yardım ettiği ve burs verdiği iddiası üzerine, davacı ve bazı vakıf çalışanları hakkında Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne kamu davası açıldığı, vakıf binasında arama yapıldığı, yapılan yargılama sonunda savunmaların aksine kanıt elde edilemediği gerekçesiyle 07.02.2003 gününde sanıkların beraetine karar verildiği anlaşılmaktadır. Haber,
10.05.2008 gününde yayımlanmış olup beraat kararı bu yayından çok daha önce verilmiştir. Dava konusu yayında, davacının ABD’ye yerleştiğine ilişkin yayında, bu beraet kararından söz edilmeksizin PKK yanlısı öğrencilere burs verdiği iddia edilerek, hakkında suç duyurusunda bulunulduğu vurgulanmıştır. Kaldı ki, yayın davacının yurt dışına çıkmasıyla ilgili olup gerekmediği halde yukarıdaki sözlerle davacının beraet ettiği bir konu yeniden gündeme getirilmiştir.
Yerel mahkemece, görünür gerçekliğe uygun olmayan haberin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu sonucuna varılarak, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
(M)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.06/07/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/10459, K. 2010/8232, 6 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama