KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/10993 E., 2010/6148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... 1. Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine 31/03/2008 gününde verilen dilekçe ile dava dilekçesinde belirttiği taşınmazların kayıt malikinin davacı olduğunun tespiti istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, tapu sicilinde taşınmaz sahibi olarak görünen kişi ile davacının aynı kişi olduğunun saptanması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar davalı idare tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, dava dilekçesinde belirttiği 13 adet taşınmazın kendisine ait olduğunu, nüfus ve tapu bilgilerindeki karışıklık nedeni ile işlem yapılamadığını, yaşadığı halde 1993 yılında ölmüş olarak göründüğünü, tapu kayıtlarının bazılarına 1944 olarak yazılı olan doğum tarihinin bazı taşınmazlarda 1940 olarak yazılı olduğunu, yanlışlıkların düzeltilmesi amacıyla başvurduğu davalı idarenin mahkemeden tespit kararı alması gerektiği gerekçesi ile istemini reddettiğini belirterek, tapu sicilinde taşınmazların sahibi olarak adı yazılı kişi ile kendisinin aynı kişi olduğunun tespitini istemiştir.
Davalı idare ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; dava dilekçesinin 6 nolu bendinde belirtilen Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, Burç beldesi, Çekirgetepe mevkii 153 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olmadığı belirtilmiştir. Tapu kayıtlarının incelenmesinden de, bu taşınmazın davacıya ait olmadığı, dava dilekçesinin 13 nolu bendinde yazılı bulunan taşınmazın imar uygulaması nedeniyle farklı parsel numarası aldığı, bazı taşınmazların tapu kayıtları ile tapulama tutanaklarının dosya arasında bulunmadığı ve dava dilekçesinde yer almayan davacıya ait tapu kayıtlarının dava dilekçesinde belirtilen parsel numaraları ile ilgisinin kurulamadığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece, dava dilekçesinde belirtilen tüm parsellerin geldi kayıtları getirtilerek, parselleme (ifraz) ve imar işlemleri nedeniyle oluşan parsellerle ilişkisinin kurulması, gerekirse bu konuda bilirkişi görüşüne başvurularak, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/10993, K. 2010/6148, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama