KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11034 E., 2010/6357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... Vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Aleyhine 28/03/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/05/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, davalı kooperatifin kendi taşınmazlarında başlattıkları inşaat nedeniyle yaptıkları, kazı ve hafriyat çalışması sonucu kendilerine ait imar yolunun zarar gördüğünü, kaymalar olduğunu ileri sürerek imar yolunun davalılardan tarafa olan kısmına istinat duvarı yaptırılmasına veya yaptırma bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf davacı taşınmaz ve imar yoluna tecavüzlerinin olmadığını, davalı taşınmaz ile davacılara ait imar yolu arasında 5 metreye varan kot farkının olmasından dolayı imar yolunda kayma olduğunu, bilirkişi raporuna göre istinat duvarının yapılmasının zorunlu olduğunu ancak, istinat duvarının yapımının davacı tarafa ait olması lazım geldiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Tarafların beyanları ve dosyadaki bilirkişi raporları göz önüne alındığında, davalı tarafın davacı taşınmaz ve imar yoluna herhangi bir tecavüzünün olmadığı, taşınmazlar arasında 5 metrelik kot farkının bulunması nedeniyle daha aşağıda olan davalı taşınmazında başlatılan inşaat nedeniyle yapılan kazı ve hafriyat çalışması nedeniyle yüksekte olan davacı tarafa ait imar yolunda kayma ve bozulmanın meydana geldiği, dolayısıyla bu kod farkı nedeniyle davacı tarafa ait imar yolu ile davalı taşınmazı arasına istinat duvarı yapılmasının teknik açıdan zorunlu olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur.
Uyuşmazlık, teknik açıdan yapılması zorunlu olan istinat duvarının yapılmasından hangi tarafın sorumlu olacağı karşılıklı sorumluluk olması halinde bunun oranının ne olacağı noktasından kaynaklanmaktadır.
Bilirkişiler, sorumluluk konusunda herhangi bir görüş bildirmemişlerdir.
Davalı, davacı imar yoluna tecavüz etmediğinden, kendi taşınmazına da aldığı ruhsat çerçevesinde tasarrufta bulunup inşaat yapma hakkına sahip olduğundan ve bu hakkını kullanırken taşınmazlar arasındaki kod farkı nedeniyle kaçınılmaz olarak imar yolunda kayma ve bozulma meydana geldiğinden öncelikle bilirkişilerden tarafların yapılması zorunlu olan istinat duvarının yapımından teknik açıdan kimin sorumlu veya hangi oranda sorumlu olacağı yönünden rapor alınması,
bilirkişilerin vereceği raporun TMK’nun 730/2 maddesi de göz önüne alınarak tarafların sorumluluğu konusunda değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi düşüncesinde olduğumdan, böyle bir araştırma ve TMK’nun 730/2 maddesi göz önüne alınmadan istinat duvarının bedelinin tamamından davalının sorumlu olacağına dair, karar ve düşünceye katılmıyorum. 27/05/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11034, K. 2010/6357, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama