KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11060 E., 2010/10317 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Davacı Başbakanlık Türk Dil Kurumu Başkanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd aleyhine 22/06/2001 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı kurum tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı kurumda 2001 yılında yapılan inceleme nedeniyle, davalıların da içinde bulunduğu bazı kurum çalışanları gözaltına alınmış; zimmet, ihalede yolsuzluk ve usulsüz ödemeler nedeni ile Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanan davalılardan... zimmet, diğer davalılar ... ile ... görevi kötüye kullanmak suçlarından cezalandırılmışlar; davalılardan... öldüğünden, diğer davalılar hakkında açılan dava zamanaşımına uğradığından ceza davası ortadan kaldırılmış; davalılardan...'nun mirasçıları da mirasını reddetmişlerdir.
Davacı kurum, Başbakanlık Teftiş Kurulu raporuna dayanarak davalıların zimmet nedeni ile 1.024.081.117.673 TL, ihaleye fesat karıştırmak, yüklenicilerin edimlerini zamanında yerine getirmemeleri nedeni ile kesilmesi gereken cezaların kesilmemesi, huzur hakkı ve hak edişlerin usulsüz ödenmesi gibi iddialar nedeni ile de 40.000.000.000 TL tazminat istemiştir.
Dosya içeriğinden, sadece zimmete ilişkin inceleme yapıldığı, zimmetin varlığının kabul edildiği; ancak, zimmet sorumlusu olan davalının mirasçılarının mirasını reddettikleri; diğer davalılar yönünden ise iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle istem reddine karar verilmiştir.
Ne var ki; bilirkişi tarafından davanın dayanağını oluşturan Başbakanlık Teftiş Kurulu raporundaki iddiaların denetime elverişli olacak biçimde incelenmediği, soyut olarak iddiaların kanıtlanamadığının açıklandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalılardan... dışında kalan davalıların, ileri sürülen zararın meydana gelmesinde kusurları bulunup bulunmadığı, kusurlu olduklarının saptanması durumunda sorumlu oldukları zararın tutarı denetime elverişli bir rapor ile belirlendikten sonra varılacak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik inceleme ve dava konusu olayı aydınlatmaktan uzak bilirkişi raporuna göre istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11060, K. 2010/10317, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama