KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11091 E., 2010/6198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
662 kelime·3 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/12/2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, internet yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş, karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalının sahibi ve yazarı bulunduğu derinses.com adlı internet sitesinin 17.07.2006 günlü sayfasında yayınlanan “TEVECİLERE TAZE HİCVİYE” başlıklı yayının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalının her bir yayın için ayrı ayrı 30.000,00'er TL manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemişlerdir.
Davalı ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, internet yayınlarının basın araçlarından biri olduğu ve dava konusu olan “TEVECİLERE TAZE HİCVİYE” başlıklı, şiir yöntemiyle yayınlanan yazıda davacılara ağır küfür ve hakaretlerde bulunulduğu gerekçesi ile davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir.
Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu olayda; dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerden davalının sahibi olduğu internet sitelerinden davacılara yönelik belirli aralıklarla hakaret içeren yayınlar yapıldığı, önceki yayınları nedeni ile manevi tazminat ödemekle sorumlu tutulan davalı hakkında verilen kararların dairemizce onandığı, basın yoluyla hakaret suçlarından dolayı hakkında soruşturmalar yürütülen davalının, buna karşın davacılar hakkındaki hakaret ve küfür içeren yayınlar yapmaya devam ettiği, olayın gelişim biçimi, kusurun ağırlığı ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılar yararına takdir edilen 3.000,00'er TL manevi tazminat azdır.
Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, her bir davacı yararına 6.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11091, K. 2010/6198, 25 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama