KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11142 E., 2010/6708 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 23/01/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğine göre, belediye başkanı olan davacı ile aynı yerde davacının siyasi karşıtı olan davalılar; davacının yaptığı uygulamalara ilişkin usulsüzlükleri maddeler halinde ve somut bilgilere dayanarak hazırladıkları şikayet dilekçesi ile İçişleri Bakanlığı'na bildirmişlerdir. Şikayet dilekçesi üzerine yapılan idari denetim sonunda saptanan usulsüzlükler nedeniyle, davacı hakkında soruşturma izni verilmesine ilişkin öneri yönünde İçişleri Bakanlığı tarafından verilen soruşturma izni, davacının istemi üzerine idari yargı yerince iptal edilmiş ve davacı hakkında soruşturma yapılmamıştır.
Davalılar tarafından somut bazı olay ve olgulara göre ileri sürülen şikayet konuları, şikayeti gerektirecek yeterli emarelere dayandığından, davacı hakkındaki soruşturma izninin iptal edilmiş olması, şikayetin haksız olduğu sonucunu doğurmaz. Şikayet dilekçesinde olayın oluş biçimine uygun olmayan veya davacının kişiliğine yönelen aşağılayıcı bir anlatım da bulunmamaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalıların şikayet haklarını yasal sınırlar dışına çıkmadan kullandıkları sonucuna varılıp istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11142, K. 2010/6708, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama