KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11258 E., 2010/10891 K.·Davacı-karşı Davalı-karşı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 05/12/2009 gününde verilen dilekçe ile karşılıklı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile karşı davanın reddine dair verilen 30/04/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 28/10/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı-karşı davacılar vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacı-karşı davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı-karşılık davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı-karşılık davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, etkili eylem nedeniyle yaralanma ve hakaret niteliğindeki haksız eylem nedeniyle karşılıklı uğranılan maddi ve manevi zararların ödetilmesi isteklerine ilişkindir. Yerel mahkemece, asıl davadaki istemin bir bölümü kabul edilmiş; karşılık dava ise reddedilmiş; karar, davalı-karşılık davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olayla ilgili olarak açılan ceza dava dosyası içerisindeki kanıtlar ile ceza davasındaki kabul biçimine göre davalı-karşılık davacıların, asıl davanın konusu olan eylemi davacı-karşılık davalının kışkırtması nedeniyle gerçekleştirdikleri kabul edilmiş ve verilen cezadan bu nedenle indirim yapılmıştır. Dava konusu olayın başlamasına yol açan davacı-karşılık davalının davalı-karşılık davacıları kışkırtması eylemi, onun bölüşük kusurunu oluştur ve Borçlar Yasası'nın 44. maddesi gereğince, kabul edilecek maddi ve manevi tazminatlardan davalı-karşılık davacılar yararına uygun bir indirim yapılmasını gerektirir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, belirlenen maddi ve manevi tazminat tutarlarından, Borçlar Yasası'nın 44. maddesi gereğince uygun bir tutarda indirim yapılması gerekirken, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Dava konusu olay sırasında davalı-karşılık davacılardan ...’ın davacı-karşılık davalıya sadece yumruk ile bir kez vurmak suretiyle basit etkili eylemde bulunduğu, bundan sonra gelişen olayda diğer davalı-karşılık davacı ...’ın davacıyı bıçakla yaraladığı anlaşılmaktadır. Olayın bu oluş biçimine göre davalı-karşı davacılardan ...'ın sadece basit etkili eyleminden kaynaklanan zarar ile sorumlu tutulması gerekir.
Yerel mahkemece bu yön üzerinde durulmadan, davalı-karşılık davacı ...'ın, diğer davalı-karşılık davacı ... tarafından gerçekleştirilen bıçakla yaralama eyleminden kaynaklanan zararda da onunla birlikte sorumluluğuna karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
3-Davalı-karşılık davacılardan ...’ın karşılık davasının reddine ilişkin temyiz itirazına gelince; dava konusu olayın, davacı-karşılık davalının, davalı-karşılık davacılardan ...’ın işyerine gelerek ona hakaret etmesi ve bıçakla saldırması nedeniyle başladığı, olayların bundan sonraki gelişimi üzerine davacı-karşılık davalı ile yakınlarının huzursuz eden davranışlarının etkisi ile davalı-karşılık davacı ...'ın işyerini kapatmak zorunda kaldığı, davacı-karşılık davalının davalı-karşılık davacılardan ...’a yönelik hakaret ve yaralama eylemlerinde bulunduğu ve bunun da işyerini kapatmasına kadar varan bir sonucun ortaya çıkmasına yol açtığı anlaşıldığına göre, davacı-karşılık davalının bu haksız eyleminden doğan maddi ve manevi zararlar ile de sorumlu tutulması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalı-karşılık davacılardan ...'ın uğradığı maddi ve manevi zararın kapsamı belirlenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, karşılık davanın tümden reddedilmiş olması ayrı bir bozma nedenidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11258, K. 2010/10891, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama