KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11370 E., 2010/10907 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 02/08/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece karşılık davanın reddine; asıl davanın ise kısmen kabulüne dair verilen 16/06/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ve karşılık davacı ... ile davalı ...; duruşmasız olarak incelenmesi de davalılardan ... ve ... taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 26/10/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi.
Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı-karşı davacı ... ile davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, asıl davadaki istemin bir bölümü kabul edilmiş; karşı dava ise reddedilmiş; karar, davalı-karşı davacı ... ile davalılardan ..., ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden, taraflar arasında ortak mirasbırakandan kalan mal varlığı konusunda uyuşmazlıklar bulunduğu, karşılıklı olarak davalar açıldığı ve bu bağlamda, dava konusu taşınmaz üzerine de ihtiyati tedbir konulduğu anlaşılmaktadır. Olayların açıklanan bu gelişimi ve tarafların durumu gözetilerek, kabul edilen maddi tazminat tutarından, Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gereğince davalılar yararına uygun bir indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11370, K. 2010/10907, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama