KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11565 E., 2010/6978 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... ... Eğt. Tur. Nak. Hizm. Tic. San. AŞ aleyhine 11/04/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; davalılardan ...'na ait araç ile davacının sürücüsü olduğu dava dışı Meram Belediye Başkanlığına ait aracın 14.05.1998 günü çarpışması nedeniyle yaralanan davacının, daha sonra 11.09.2004 günü, çalıştığı Meram Belediyesi'nde geçirdiği iş kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı uğradığı zararın ödetilmesi amacıyla Konya İş Mahkemesi'nin 2007/174 Esas sayısında kayıtlı olan davayı açtığı, o davanın henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece benimsenen 27.09.2006 günlü Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda, davacının geçirdiği iş kazası nedeniyle oluşan yaralanmasının, eldeki davanın konusunu oluşturan trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı oluşan sürekli iş göremezlik oranına etkili olup olmadığı tartışılmamıştır.
Davalının sorumluluğu, trafik kazası nedeniyle yaralanma sonucu belirlenecek sürekli iş göremezlik zararı ile sınırlı olup iş kazası nedeniyle artacak sürekli iş göremezlik zararından sorumlu değildir. Bu durumda, iş kazası nedeniyle oluşan yaralanmanın, eldeki davanın konusunu oluşturan trafik kazası nedeniyle meydana gelen yaralanmaya; bu bağlamda, davacının sürekli iş göremezlik oranına etkili olup olmadığı tartışılmalı, bu konuyu açıklığa kavuşturmak amacıyla Adli Tıp Kurumu'ndan yeniden rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11565, K. 2010/6978, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama