KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11674 E., 2010/6926 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/04/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ... davalı tarafından temyiz olunmuştur.
İzmir İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli olduğunu belirten davacı, yakalanan kaçak akaryakıtlardan alınan örnekleri TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'ne götürmek üzere, Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü'ne ait araç ve araç sürücüsü ile birlikte görevlendirildiğini, örnekleri teslim ettikten sonra geri dönüş yolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanıp sakat kaldığını belirterek, uğradığı maddi ve manevi zararın araç sahibi olan davalıya ödetilmesini istemiştir.
Davalı idare ise, araç sürücüsünün anlatımına göre, Gebze’ye gitmek üzere görevlendirilen aracın, akaryakıt örneğinin teslim edilmesinden sonra, görevli astsubayların isteği ile önce ...’ya, oradan da davacının istemi ile Eskişehir’e götürüldüğünü, kazanın da burada meydana geldiğini, belirlenen yol dışına çıkıldığından zarardan sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, manevi tazminat isteminin 2330 sayılı Yasa uyarınca yapılan ödeme ile karşılandığı gerekçesiyle, manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat isteminin ise kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, İzmir İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli olan davacının, İzmir'de yakalanan kaçak akaryakıt örneklerini TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'ne götürmek üzere görevlendirildiği, İzmir Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü'ne ait araç ve görevli sürücü ile birlikte yola çıkıldığı anlaşılmaktadır. Kaza sırasında aracın sürücülüğünü yapan ... ...; örnekler teslim edildikten sonra görevli astsubayların istemi ile ...’ya oradan da davacının istem ve yönlendirmesi ile izinde bulunan kardeşini almak amacıyla Eskişehir’e gittiklerini, İzmir’e dönüş yolunda kaza yaptıklarını söylemiştir.
Yerel mahkemece, göreve gidiş ve dönüş yolu ile kazanın meydana geldiği yer gözetilerek, belirlenen yol dışına çıkılmasında davacının da bölüşük kusuru bulunduğu sonucuna varılıp kabul edilen 62.689,93 TL maddi tazminattan, Borçlar Yasası'nın 44. maddesi uyarınca davalı yararına uygun bir tutarda indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davalının 50.000,00 TL maddi tazminat ile sorumlu tutulması suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11674, K. 2010/6926, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama