KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/11778 E., 2010/7277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/12/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Yüklenici olarak davalının oturduğu binayı kendisinin yaptığını belirten davacı, davalının aynı binada bulunan kendisine ait dükkanın kilidini kırarak, içindeki eşyayı alıp götürmesi nedeniyle uğradığı zararın davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı ise, eşyanın kendisine ait olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde gösterilen sayı ve nitelikte olmadıklarını, birkaç parça değersiz eşya olduklarını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Dosya arasındaki bilgi ve belgeler ile dinlenen tanıkların anlatımlarından, yüklenici olan davacının, dükkanının bulunduğu binadaki bir daireyi davalıya sattığı, inşaatı bitiremeyince davalı ile birlikte çalışmaya başladıkları ve inşaatı birlikte tamamladıkları, inşaatta kullanılan malzemelerinde tamamlanan bir dükkan içine konulduğu, davacının dükkanın kiraya verilmek istenmesi üzerine davalının dükkan içinde bulunan eşyayı aldığı,
davacının hırsızlık suçundan davalı hakkındaki şikayeti uyarınca yapılan soruşturma sonunda, davalının kendisine ait eşyayı aldığı kabul edilerek kendiliğinden hak alma (ihkak-ı hak) suçundan ön ödeme nedeni ile ortadan kaldırma kararı verildiği, davalının bu soruşturma sırasında dükkanda bulunan eşyaya davacı ile ortak olduklarını söylediği, davalının bu sözleri nedeni ile yargılama aşamalarında davacı vekilinin de en azından eşya bedelinin yarısına karar verilmesi gerektiği ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, dükkanda bulunan malların taraflar arasında ortak olduğu sonucuna varılıp bilirkişi tarafından belirlenen zarar tutarının yarısının davalıdan alınmasına karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/11778, K. 2010/7277, 16 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama