KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/12219 E., 2010/7669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 29/06/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/09/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar ..., ... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Tarafların diğer temyiz itirazına gelince; dava, rücu yolu ile tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalılardan ...’ne yönelik istem, kusuru bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş; diğer davalılara yönelik istemin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı ..., davalılardan ...’un sürücüsü olduğu araçta bulunan ve bu sırada meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitiren katılımcısının yakınlarına ödenen ölüm aylığı peşin sermaye değeri ile işlemiş faizinin davalılardan alınmasını istemiştir.
Dava konusu olayın, gündüz vakti, ıslak ve kaygan zeminli virajda, direksiyon yönetiminin kaybedilmesi nedeniyle meydana geldiği; kaza tespit tutanağına göre olay yerinde uyarıcı trafik işaretlemesi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, diğer davalı ...’nün ise kusuru bulunmadığı belirtilmiştir.
Olay yerinde trafik işaretlemesi bulunmaması ...’nün bölüşük kusurunu oluşturur. Diğer yandan, kazanın gündüz meydana gelmiş olması da davalı ...’nün kusurunu ortadan kaldırmaz.
Yerel mahkemece, karar vermeye yeterli ve elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/12219, K. 2010/7669, 23 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama