KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/12517 E., 2010/8257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Davacı ...ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/11/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacılar, paydaşlar arasında isteğe bağlı bölüşme yapılmadan önce 2302 parsel sayılı taşınmaza davacılar tarafından açılan su kuyusunun, davalı ...’nin komşu taşınmazdaki kum ocağından kum alması nedeniyle kullanılmaz hale geldiğini belirterek, su kuyusunun tüm donanım giderleri ile gelir kaybından oluşan zararın ödetilmesini istemişlerdir.
Davalı ise, kendi kum ocağında kamu hizmeti görürken zarar verildiği ileri sürüldüğünden davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, istemin zamanaşımına uğradığını, başkasının taşınmazında bulunan kuyuya zarar vermediğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden, su kuyusunu davacıların yaptırdığı ve bu kuyu ile taşınmazlarını suladıkları anlaşılmaktadır. Ancak, su kuyusunun bulunduğu 205 sayılı parsel bölünerek (ifraz edilerek) önce 2301 ve 2302 sayılı parsellere ayrılmış; daha sonra 2301 sayılı parselde bölünerek 2302, 2303, 2304 ve 2305 sayılı parsellere ayrılmıştır. Su kuyusunun içinde kaldığı 2304 sayılı parsel, davacılar ile ortakları adına tapuda kayıtlı iken 17.06.2003 gününde davalı ...’ye satılmıştır.
Eldeki davanın açıldığı 28.11.2006 gününde kuyunun bulunduğu 2304 sayılı parsel davalı belediyenin mülkiyetinde bulunmaktadır. 2304 parsel sayılı taşınmazın bütünleyici parçası (mütemmim cüzü) olan su kuyusu taşınmaz ile birlikte davalıya satılmıştır. Tapu kayıtlarında su kuyusu ile ilgili bir şerh de bulunmadığından davacılar, davalının tapusu içindeki kuyunun zarara uğraması nedeniyle tazminat talebinde bulunamazlar.
Davalının tapusu içinde kalan kuyunun 2005 yılında zarara uğraması nedeniyle tazminat istenemez.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalının tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/12517, K. 2010/8257, 7 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama