KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/12849 E., 2010/8678 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Adapazarı Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü aleyhine 24/10/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının öteki temyiz itirazına gelince; dava, haksız yıkımdan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemlerine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı kiralayıp çay ocağı olarak işlettiği yerin davalı tarafından yıkılması nedeniyle, işyerindeki eşya ile işyeri çevresindeki ağaçların zarara uğradığını belirterek, uğradığı zararın ödetilmesini istemişse de dosyaya sunulan kanıtlardan zarar kapsamının tam olarak belirlenemediği anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası'nın 42. maddesi gereğince, zararın varlığını ve tutarını kanıtlamak zorunda olan davacının, zararın gerçek tutarını kanıtlamakta zorlandığı veya kanıtlanmasının davacıdan beklenemeyeceği durumlarda yargıç, işlerin olağan gidişi ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek zarar tutarını kendiliğinden belirler. Burada yargıca verilen bir yetkinin ötesinde bir görevin de bulunduğu gözden kaçırılmamalıdır.
Zarar kapsamı belirlenirken, dava konusu edilen eşya hakkında tutulan tutanak ve dinlenen tanık anlatımları ile davacının açıklamalarında belirtilen eşya sayısının farklı olduğu, yapılan hesaplamalar sırasında yazar kasa ve ilaç pompasının bilirkişi raporlarında fazla olarak yer aldığı, zarara uğradığı ileri sürülen eşya yönünden yıpranma payları da düşülmediği gözetilmemiş, davacının soyut açıklamalarına değer verilerek karar verilmiştir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davalının 9.000,00 TL tazminat ile sorumlu tutulması suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/12849, K. 2010/8678, 14 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama