KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/12948 E., 2010/8576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 10/03/2008 gününde verilen dilekçe ile bina sahibinin sorumluluğuna dayalı maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Dava dilekçesinde ve karar başlığında TEDAŞ Genel Müdürlüğü de davalı olarak gösterildiği halde kararın hangi davalıya yönelik olarak verildiği anlaşılamamaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 388/2. maddesi gereğince gerekçeli kararda; tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa yasal temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin bulunması gerekir. Aynı Yasa’nın 388/son ve 389. maddeleri gereğince gerekçeli kararın hüküm fıkrası bölümünde de taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların el verdiği ölçüde sıra numarası altında birer birer, açık, kuşku ve duraksama yaratmayacak biçimde gösterilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, gerekçeli kararın hüküm fıkrası bölümünde her bir davalıya yüklenen borç ve tanınan hakların açık, kuşku ve duraksama yaratmayacak biçimde gösterilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/12948, K. 2010/8576, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama