KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/12956 E., 2010/8104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mah. sıfatıyla
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Davacı ...vekili Avukat ...tarafından, davalı ... San. A.Ş ve ......,A.Ş aleyhine 02/11/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/02/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı ... Mak. San. A.Ş vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, davalı tarafından üretilip dava dışı bayiden satın aldığı traktörün üretim hatası nedeniyle devrilip hasar gördüğünü, kendisine ve başkalarına ait tarlaları sürebilmek için başka bir traktör kiralamak zorunda kaldığını belirterek, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Dava, önce asliye hukuk hakimliğinde açılmış; davaya tüketici mahkemesi olarak bakılması gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş ve davaya tüketici mahkemesi olarak bakılıp istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalılardan Uzel Makine Sanayi AŞ tarafından temyiz olunmuştur.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa ile tüketiciler, satıcı ve üretici firma arasındaki mal alım satımından kaynaklanan geri verme, değiştirme, satım sonrası hizmetler gibi konularda doğabilecek uyuşmazlıkların çözümü ile ilgili kurallar getirilmiş ve bunlardan kaynaklanan davalara bakma görevi de aynı Yasa’nın 23. maddesi gereğince özel bir yargılama usulü ile tüketici mahkemelerine verilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa’nın “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, yasanın amacı açıklandıktan sonra “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” biçiminde düzenlemeye yer verilmiş; 3. maddesinde de tüketici; “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa’nın 1 ve 2. maddelerinde açıklanan kanunun amacı ve kapsamı ile 3. maddesinde tanımlanan satıcı ve tüketici kavramları birlikte değerlendirildiğinde, bir uyuşmazlığın bu Yasa kapsamında sayılabilmesi için taraflar arasında mal veya hizmet satışına ilişkin bir hukuki ilişkinin bulunması ve tarafların satıcı veya tüketici niteliğinde olması gerekir. Somut olayda ise; davacı, çiftçi olup
dava konusu traktörü mesleği için satın almıştır. Şu durumda davacının 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa kapsamında “tüketici” olduğundan söz edilemez. Ayrıca davacının iddiası, sözleşmeye değil, haksız eyleme dayalıdır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, tüketici mahkemesi olarak işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden karar bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/12956, K. 2010/8104, 1 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama