KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/13211 E., 2010/1513 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 07/01/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı Ergün Korkmaz taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalı ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı ...'ın diğer temyiz itirazına gelince; dava, kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
İçişleri Bakanlığı denetmeni olan davacı hakkında, sabaha karşı saat 03:00'de, belediye fen işleri memuru ...'in sürücüsü olduğu aracın içinde davacının da bulunduğu, kaza yapan aracın sürücüsü ile davacı ve diğer denetmen arkadaşının olay yerinden uzaklaştırıldığı, o saatte, o araç içinde ne aradıkları ve fen işleri memuruna bu görevi kimin verdiği biçiminde haber yayımlanmıştır.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hak ve nısfetle karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
2009/13211-2010/1513 Dava konusu edilen sözlerin bir yerel gazetede yayımlanmış olması, haberde yer alan sözlerin niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 5.000,00 TL manevi tazminat tutarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 1.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/13211, K. 2010/1513, 17 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama