KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/13358 E., 2010/4642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/12/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/12/2008 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20/04/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacının yaralanmasından dolayı uğradığı maddi zararının hesaplanmasına ilişkin 06/09/2006 günlü bilirkişi raporunda, davacının gelirinin asgari ücretin 1,35 katı olduğu kabul edilmiştir. Davacı, bu rapora itirazı olmadığını bildirmiştir. Davalının itirazı üzerine ikinci ve üçüncü bilirkişi raporları alınmıştır.
Yerel mahkemece benimsenen 06/08/2008 günlü üçüncü bilirkişi raporunda davacının gelirinin asgari ücretin 1,96 katı olduğu varsayılarak hesaplama yapılmış olup davacının itiraz etmediği ilk rapordaki veri değişmiştir.
Yerel mahkemece, davacının ilk rapora ve o rapordaki verilere itiraz etmediği, bu durumun davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturduğu gözetilerek, 06/09/2006 günlü ilk rapora göre karar verilmesi gerekirken, son rapora göre karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/13358, K. 2010/4642, 20 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama