KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/13528 E., 2011/628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 15/04/2002 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/05/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/01/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacılar adlarına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacılar, oğulları ... ... ...’in davalı sürücünün tam kusuru ile neden olduğu trafik kazasında gözünden yaralanarak sakat kaldığını belirterek, davalıların maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemişlerdir. Davalılar ise, davacı küçüğün gözünde görme kaybı oluşmadığından, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, trafik kazası nedeniyle davacılardan ... ... ...’in sağ gözünde görme kaybı nedeniyle %6,3 oranda sürekli iş göremezliği benimsenerek, davalıların maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden 26.12.2000 günü meydana gelen trafik kazasında davacı küçüğün sağ gözünden yaralandığı anlaşılmaktadır. Davalı sürücü hakkında açılan ceza davasında alınan 05.12.2001 günlü Adli Tıp Kurumu raporunda, yaşam tehlikesi geçirmediği ve 15 gün olağan işine engel olacak biçimde yaralandığı belirtilen küçüğün uzuv zaafı veya tatili olup olmadığına ilişkin raporun olay tarihinden 18 ay sonra düzenlenebileceği bildirilmiştir.
Eldeki davada alınan 06.04.2005 günlü Adli Tıp Kurumu raporunda ise davacı küçüğün Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne göre arıza bırakmadan iyileşmiş olması nedeniyle sürekli iş göremezlik oranı belirlenmesine gerek bulunmadığı belirtilmiştir.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 10.07.2008 günlü raporda ise davacı küçüğün sağ gözündeki görme kaybı nedeni ile %6,3 oranında sürekli iş göremezliği bulunduğu bildirilmiştir.
2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Yasası’nın 16/II-c maddesi gereğince, meslekte kazanma gücü kaybı konusunda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle görevli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’ndan alınacak SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü’ne uygun bir rapor ile davacı küçüğün sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi gerekirse de Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan daha önce alınan raporda davacı küçüğün sürekli iş göremezliği bulunmadığı bildirilmiştir.
Yerel mahkemece benimsenen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden alınan raporda ise davacı küçüğün %6,3 oranında sürekli iş göremezliği bulunduğu bildirildiğinden, Adli Tıp Kurumu Yasası'nın 15/f maddesinde yer alan “Adli Tıp İhtisas Kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri, konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceler ve kesin karara bağlar.” biçimindeki düzenleme gereğince Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan çelişkiyi giderecek nitelikte rapor alınmalı ve varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/13528, K. 2011/628, 25 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama