KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/13531 E., 2010/6364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
673 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacı ... İnş. San. Tic. AŞ ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/12/2008 gününde verilen dilekçe ile müteşebbis heyet kararlarının iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın süre yönünden reddine dair verilen 11/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Davacılardan .... İnş. San. Ve Tic. AŞ’nin temyiz itirazı yönünden; dava, ... girişimci kurulu (müteşebbis heyet) kararının iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, dava süre yönünden reddedilmiş; karar, davacılar temyiz olunmuştur.
Kararı temyiz eden davacı .... İnş. San. ve Tic. AŞ daha sonra verdiği 05.10.2009 günlü dilekçe ile davasından feragat etmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 93 ve 95/1. maddeleri gereğince feragat, davanın her aşamasında gözetileceğinden ve kesin hüküm sonuçlarını doğuracağından, feragat nedeniyle bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2-Diğer davacıların temyiz itirazına gelince; davacılar, ...'nin (GOSB'nin), özgülenecek (tahsis edilecek) parsellerinin olağan sürüm (rayiç) değerinin çok altında bir bedelle ön özgülemesine ilişkin 21.10.2008 günlü kararı ile bu karara dayanak olarak gösterilen 19.03.2007, 12.06.2008 ve 17.07.2008 günlü kararlarının ve yapılan ön özgüleme işlemlerinin iptalini istemişlerdir.
Davalılar ise, davalı olarak gösterilen organların pasif dava ehliyetinin, davacıların da aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın dayanağı olarak gösterilen nedenlerin, kararın iptalini gerektirmediğini, ortada bir zarar bulunmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davalılardan GOSB girişimci kurulu tüzel kişiliği dışındaki davalılara yönelik davalar ile katılımcı olmayan davacı Polifen Kimya San. ve Tic. AŞ hakkındaki dava ayrılarak başka esasa kaydetmiş, bu dava GOSB girişimci kurulu tüzel kişiliği’ne yönelik olarak görülmüş; 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası'nın 25. maddesinin yollama (atıf) yaptığı Türk Ticaret 38. maddesi ile Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin 151. maddesindeki dava açma süresi yönünden değerlendirme yapılmış ve özel düzenleme niteliğindeki Yönetmelik'te yer alan girişimci kurulu kararının iptali için aranan bir aylık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle dava, süreden reddedilmiştir.
Dava, ... girişimci kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup Yasa ve Yönetmelik'te bu kararlar aleyhine başvuru süresi açıkça düzenlenmemiştir. Yerel mahkemece benimsenen bir aylık sürenin yer aldığı Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin 151. maddesinde.
“Aşağıda yazılı kişiler, kanun yönetmelik ve kuruluş protokolünde belirlenen hususlar ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiasıyla genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı izleyen günden başlamak üzere bir ay içinde, ...’nin bulunduğu yerdeki ilgili mahkemeye başvurabilir.” biçimindeki düzenlemeye yer verilmiştir.
Ayrıca 4562 sayılı Yasa'nın 25/5. maddesinde de “Genel kurulun teşkilini müteakip bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, ...’lerin organları ile ilgili olarak Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlerin organları ile ilgili hükümleri”nin kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir.
Yasa ve Yönetmelik metninden de anlaşılacağı üzere, anılan hükümler “genel kurul”un oluşturulmasından sonraki aşamaya ilişkin düzenlemeleri içermektedir.
4562 sayılı yasanın yine 25/2. maddesinde “Bölgede kurulacak tüm işletmelerin 2/3’ü üretime geçtiklerini belgeledikleri takdirde veya bölgenin kredi borcunun tamamen ödenmesi durumunda, katılımcılar veya temsilcilerin müteşebbis heyet üyeleri ile birlikte en geç altı ay içinde alacakları il genel kurul toplantısında müteşebbis heyet, yönetim kurulu ve denetim kurulunun görevi sona” ereceği belirtilmiştir.
Dosyadaki belgelerden davalılardan ...’de henüz genel kurulun teşkil etmediği anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 151. maddesinde yer alan özel düzenleme, genel kurulun oluşumundan sonra uygulanabilir bir düzenlemedir. Yasa'da, özel durum olmayan haller bakımından Türk Ticaret Yasası'na yapılan yollama nedeniyle somut olayın çözümünde anonim şirketleri ilişkin düzenlemelerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Türk Ticaret Yasası'nın 38. maddesi gereğince; iptal davası açılması için, karar gününden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurulabilir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler ve genel kurulun oluşmadığı gözetilerek, davanın yeniden değerlendirilip işin esasının incelenmesi gerekirken, bir aylık sürenin geçtiği gerekçesiyle istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
(M)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 27/05/2010
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/13531, K. 2010/6364, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama