KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/13747 E., 2010/11758 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Davacı ...'na izafeten ... Muhakemat Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/12/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı, ... Dr. ... Sağlığı ve ... Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde emanet para görevlisi olan davalının, kendisine emanet edilen paraların kayıt işlemlerini düzensiz tutması, eksik veya fazla kaydetmesi nedeniyle kasa açığına yol açtığını belirterek, uğranılan kurum zararının davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı ise, verilen emirleri yerine getirdiğini, tek yetkilinin kendisi olmadığını, bu davada ceza davasından bağımsız olarak inceleme yapılması gerektiğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; emanet para ile ilgili görevlerini yerine getirmeyen davalının, kasa açığına yol açtığı, bu eylemi nedeniyle yargılandığı ceza davasında güveni kötüye kullanmak suçundan cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki, yapılan müfettiş incelemesinde; dava dışı başhekim ile hastane müdürünün de davalının eylemlerini denetleme ve kontrol etme yükümlülükleri bulunduğu, bu yükümlülükler yerine getirilmediğinden kasa açığının arttığı olgusu birlikte değerlendirildiğinde;
davalının, belirlenen 15.267,00 TL zararın tümünden sorumlu tutulmuş olması hak ve adalete uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davalının 10.000,00 TL maddi tazminat ile sorumlu tutulması suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/13747, K. 2010/11758, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama