KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/13992 E., 2010/11031 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü aleyhine 10/02/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/09/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; davalıya ait ana su borusunun patlaması nedeniyle 06.08.2007 gününde meydana gelen su baskını sonucu davacının ev ve eşyasının zarara uğradığı, önce idari yollara başvuran davacının sonuç alamaması üzerine 10.02.2009 günü eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi, zarara uğrayanın, zararın varlığını ve zarar vereni öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Aynı Yasa'nın 60/2. maddesi gereğince zarara yol açan eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğmuş olması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir.
Olay suç sayılan bir eylemden doğmadığına ve davalı da bir kamu tüzel kişisi olduğuna göre olayda uygulanacak olan zamanaşımı süresi bir yıl olup (uzamış) ceza zamanaşımı uygulanmaz.
Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenleme ve davalı idarenin süresi içinde zamanaşımı savunmasında bulunduğu gözetilerek, eldeki davanın açıldığı günde Borçlar Yasası'nın 60/1. maddesinde yasada öngörülen zamanaşımı süresi geçmiş olması nedeniyle istemin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, zamanaşımı savunması reddedilerek davalının tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/13992, K. 2010/11031, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama