KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/14106 E., 2010/10869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 07/04/2005 gününde verilen dilekçe ile aidiyetin tespiti istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 28/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, hayvan mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar; davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, kendisine ait 20 adet büyükbaş hayvana davalılardan ... tarafından bakıldığını, bu sırada kendisinin süt ineği işine girmesi nedeniyle satın aldığı 40 adet süt ineğinden 5'ini süt priminden faydalanması için davalılardan ... adına kayıt ettirdiğini, diğer inekleri de hile ile kendi adına kayıt ettiren ...'in tüm inekleri diğer davalıya sattığını belirterek, ineklerin kendisine ait olduğunun tespitine, olmadığı takdirde bedellerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, hırsızlık suçundan yargılanıp cezalandırılan davacının, kendisine ait olduğunu iddia ettiği hayvanların kulak küpe numaralarının değiştiğini kanıtlayamadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir.
Ülkemizde, büyük ve küçükbaş hayvanlar, İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerince kulak küpe numarası verilip numaralandırılarak kayıt altında tutulmakta, kayıtlarda sahibinin kim olduğu da yazılmaktadır. Davacı, 40 adet süt ineğini Ödemiş ilçesinden satın aldığını ileri sürdüğüne göre dava konusu ineklerin kayıtlarının Ödemiş ilçesinden Beydağ ilçesine geldiğinde hangi numaraların verildiği, sahipleri olarak kimin adının yazılı olduğu, numaraların sonradan doğum, ölüm, satış, devir gibi nedenlerle nasıl işlem gördüğü uzman bir bilirkişiye incelettirilerek alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik incelemeyle istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/14106, K. 2010/10869, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama