KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/14251 E., 2010/10932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı AKS Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik San. Tic. AŞ ve diğerleri aleyhine 11/01/2008 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 11/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Özel bir huzurevinde kalan davacı, davalı Şirket'e ait televizyon kanallarında 07.01.2008 günlü yayında, huzurevi çalışanlarının davacıya yönelik davranışlarının yayınlandığını, yayında davacının güçsüz ve beceriksiz bir biçimde gösterilip çıplak görüntülerinin ekrana yansıtıldığını belirterek, kişilik haklarına saldırıda bulunan davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalılar ise, yayında huzurevinde kalan bakıma muhtaç kişilere yapılan insanlık dışı işlemlerin kamuoyuna duyurulmasının amaçlandığını, cep telefonu kamerası ile çekilen görüntülerin çok net olmadığını, yayından sonra birçok kişinin yakınlarını huzurevinden aldığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca da soruşturma başlatıldığını, yayının davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını, ayrıca gerçek kişi olan davalılara husumet düşmeyeceğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, huzurevi çalışanları tarafından davacı ile ve huzurevinde kalan diğer kişilere uygulanan insanlık dışı davranışların gerçekliğe uygun olarak ve toplumun bilgilendirilmesi amacıyla yayımlandığı, davacının kişilik haklarına saldırıdan öte, davacıya yapılan insanlık dışı işlemlerin kamuoyuna aktarılması amacının güdüldüğü, yayında kamu yararı, toplumsal ilgi ve güncellik unsurlarının bulunduğu ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının çıplak görüntülerinin, cinsel organı buzlanma tekniği kullanılarak yayımlandığı, davacının yüzü açıkça seçilebildiği anlaşıldığına göre; yayında haber verme sınırının dışına çıkılarak, davacının çıplak haldeki görüntülerinin tanınır halde gösterilmesi davacının kişilik haklarına saldırı oluşturur.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/14251, K. 2010/10932, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama