KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/14428 E., 2010/10719 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 13/12/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... yönünden davanın yargı yolu bakımından reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı, davalı ... ve davalı DEDAŞ vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, elektrik çarpması nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalı ... yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; diğer davalılar yönünden ise istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılar ... ve Dicle Elektrik Dağıtım AŞ tarafından temyiz olunmuştur.
Borçlar Yasası'nın 50 ve 51. maddeleri gereğince haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda zarar verenler dayanışmalı olarak sorumludurlar. Aynı Yasa'nın 145. maddesi gereğince de dayanışmalı sorumlulardan birisi tarafından borcun bir bölümü veya tamamen ödenirse, bu ödemeden diğer dayanışmalı sorumlular da yararlanır.
Tüm davalılar ile birlikte dayanışmalı sorumluluğu bulunan diğer davalı ... yönünden görevsizlik kararı verildiğine göre Belediye Başkanlığı'ndan da tazminat alınabileceği ve çifte ödeme (tahsilde tekerrür) durumunda davacıya istediğinden fazla tazminat elde etme olanağı tanınmış olacağı gözetilerek, çifte ödemeye yol açmayacak biçimde karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/14428, K. 2010/10719, 21 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama