KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/14503 E., 2010/441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mah. sıfatıyla
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Davacı ... tarafından, davalı ... Türk Otomobil Fabrikası A.Ş aleyhine 29/03/2007 gününde verilen dilekçe ile ayıplı mal nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/08/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları ile reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, ayıplı mal nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, maddi tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiş; manevi tazminat istemi ise reddedilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesi uyarınca; dava konusunun para veya para ile değerlendirilebilir olması durumunda avukatlık ücreti, Tarife’nin üçüncü kısmına göre nispi olarak belirlenir. Aynı Tarife'nin 10/3. maddesi uyarınca manevi tazminat isteminin tümden reddi durumunda tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre vekalet ücreti takdir edilir.
Davacının maddi tazminat isteminin bir bölümü ile manevi tazminat isteminin tümden reddedildiği gözetilerek, davalı yararına yukarıda açıklanan Tarife gereğince, bir bölümü reddedilen maddi tazminat üzerinden nispi, tümü reddedilen manevi tazminat üzerinden ise maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, sadece maktu vekalet ücreti takdir edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/14503, K. 2010/441, 21 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama