KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/14610 E., 2010/10980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Taşımacılık ve Lojistik Tic. A.Ş aleyhine 16/10/2007 gününde verilen dilekçe ile taşkın inşaat nedeni ile tapu iptal ve tescil, bina yıkıldığından ıslahla taşınmazın bedeli istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, taşkın inşaatın kapsadığı yerin tescili istemine ilişkindir. Yargılama sırasında, tedbire rağmen davacının binasının davalı tarafından yıkılması nedeniyle dava ıslah edilerek yıkılan bina bedelinin ödetilmesi istenmiştir. Yerel mahkemece, istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, 18.12.2008 günlü ıslah dilekçesiyle bina değerine dava gününden itibaren yasal faiz yürütülmesini istemiş, yerel mahkemece kabul edilen bedele dava gününden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmişse de dava gününün hangi gün olduğu gösterilmemiş; karar başlığında da tescil davasının açıldığı 16.10.2007 günü dava tarihi olarak gösterilmiştir.
Islah dilekçesi ile istenen bölüm ayrı bir dava niteliğindedir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesinde yer alan düzenlemeye göre yargıç, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, ıslah dilekçesiyle istenen maddi tazminata ıslah gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, tescil istemine ilişkin dava gününden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/14610, K. 2010/10980, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama