KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/14625 E., 2010/12400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 15/05/2006 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 24/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
İcra dairesince yapılan açık artırmada satın aldığı büküm atölyesi kendisine teslim edilmeden önce davalılardan ...'ın demir ve ahşap kısımları ile elektrik tesisatını sökerek, hurdacılık yapan diğer davalı ...'e sattığını belirten davacı, uğradığı maddi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalılardan ...'ün adresi ile diğer davalının adresi olarak aynı yer gösterilmiş; davalının bu adreste tanınmadığı belirtilerek tebligat yapılmadan tebliğ belgesi geri gönderilmiştir. Davalının hurdacılık yapması nedeniyle esnaf odasından adresi sorulmuş ise de esnaf odası, kapı numarasını belirtmeden adres bildirmiştir. Bu adrese çıkarılan tebligat da, adresin yetersiz olması ve muhtarlıkta kaydı bulunmaması nedeniyle tebliğ edilememiştir. Bunun üzerine, esnaf odasınca bildirilen adresin resmi kurum tarafından bildirildiği gerekçesiyle Tebligat Yasası'nın 35. maddesi gereğince davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiştir.
Davalının esnaf odası tarafından bildirilen adresinde, kapı numarası bulunmadığından adres yetersiz olduğundan, bu adrese yapılamayan tebligat gerekçe gösterilerek, Tebligat Yasası'nın 35. maddesine göre yapılan tebligat da geçersizdir. Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilemediğinden davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Yerel mahkemece, davalının adresine usulüne uygun tebligat yapılarak davalının savunması alındıktan sonra karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/14625, K. 2010/12400, 2 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama