İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/14664 K.2010/877

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... .... AŞ aleyhine 23/07/2007 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair…

Esas2009/14664Karar2010/877Tarih4 Şubat 2010Okuma4 dk · 803 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2009/14664 E., 2010/877 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Şubat 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

803 kelime·4 dk okuma

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... .... AŞ aleyhine 23/07/2007 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/09/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.

Davacı, 22/06/2007 günlü ... gazetesinde “4 Canlı Bomba İçin Alarm Verildi” başlığı altında fotoğrafına da yer verilerek yayımlanan gerçek dışı haberde, Türkiye’yi kana bulamak için gönderilen dört kişiden biri olduğu, PKK yöneticilerinden talimat alarak ...’da olası eylem yapacakları yazılarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat istemiştir.

Davalı ise, yayının emniyetçe basına dağıtılan fotoğraflarla hazırlandığını, terör nedeniyle ...’da eylem yapılacağı düşüncesiyle ve kamu yararı nedeniyle yayının yapıldığını, böyle durumlarda fotoğrafların izinsiz kullanılmış olmayacağını, yayının hukuka uygun olduğunu ve olay nedeniyle hazırlık soruşturması bulunduğundan haberin gerçeğe dayalı olduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Yerel mahkeme, davacı hakkında valiliğe suikast nedeniyle açılmış bir dava bulunmadığı, savcılığa ulaşan olayın davacı ve arkadaşları arasındaki adli bir olay niteliğinde olduğunu, soruşturmanın davacının istemi üzerine başladığını ve yayının emniyet bilgilerine dayalı olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davalıların sorumluluğu yönünde karar verilmiştir.

Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür

2009/14664-2010/877

davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.

Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanununun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.

Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır.

Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.

Somut olayda, yazar olan davacının, bir araştırma yazısı için ...’a geldiği, meslektaşı olan ... ile görüştüğü, aralarında bir işyerini devralma konusunda konuşmalar geçtiği, bu sırada kendisini yasadışı (illegal) ortamları ve gizli ilişkileri bilen biri olarak tanıtan M. ...'in de yanlarında bulunduğu, aralarında ...’da bir suikast olayının gerçekleşeceğine ilişkin konuşmaların geçtiği, daha sonraki günlerde M. ...’in davacıdan, kendisini ...’da koruma karşılığı para istediği, davacının bunu kabul etmemesi üzerine caddede ve dinlendiğini düşündüğü cep telefonunda, davacının M. ...’den ...

Valisine suikast yapmasını istediğini ancak, kendisinin bu istemi yerine getirmeyeceğini söylediği; hazırlık belgelerinden de M. ...’in davacı ve arkadaşlarının suikast için kendisine para verdiğini söylediği, bunu çevreye yaydığı anlaşılmaktadır.

Davacı adı geçenin kendisine şantaj ve tehditte bulunduğu gerekçesiyle 29/05/2007 günü savcılığa başvurmuş, aynı gün haberdeki diğer arkadaşları ile birlikte sorgulanmışlar, konuşmalarda valiye suikast konusu geçtiğinden savcının talimatı ile emniyette davacı ve arkadaşlarının, yayında kullanılan fotoğrafları çekilerek kaldıkları yerde aramalar yapılmıştır. Ayrıca davacı şikayetçi olmasına rağmen, olayların gelişim ve önemi nedeniyle gözaltına alınmıştır.

Davacı ve arkadaşlarının bu sırada çekilen fotoğraflarıyla terör örgütü adına eylem yapacakları yönünde yayın yapılması, davacı ve arkadaşları arasında geçen suikast konuşmaları, bunu tehdit olayına kadar ilgili birimlere ulaştırmamaları, gözaltına alınıp aramalar yapılması ve fotoğrafı yayınlanan 4 kişiden birinin eskiden PKK ile bağlantısının olması karşısında haber görünürdeki gerçeğe uygundur. Yayındaki, talimat alma gibi sözler yan unsur niteliğinde olduklarından haberin süslenmesi ve çekici hale getirilmesine yönelik olup bunlardaki gerçeğe aykırılık yayının tümünü hukuka aykırı duruma getirmez.

2009/14664-2010/877

Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/14664, K. 2010/877, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/14664
Karar No
2010/877
Tarih
4 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/14666 K.2010/2758
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/14667 K.2010/2759
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2009/14667 K.2010/2231
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/14668 K.2010/2757
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/14669 K.2010/2760
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/14670 K.2010/2761

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.