KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2009/14686 E., 2011/1735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vasisi ... aleyhine 07/01/20005 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/03/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 22/02/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, haksız eylem nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalının tam kusuruna dayanmamış ve ceza dosyasının karar aşamasına geldiğini belirterek istekte bulunmuştur. Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararı indirim yapılmadan 77.029,63 TL olarak hesaplandığına ve davacı da dava dilekçesinde davalının tam kusuruna dayanmadığına göre hesaplanan maddi tazminat tutarından tahrik nedeniyle 1/3 oranda indirim yapılarak davalının 51.355,30 TL maddi tazminat ile sorumlu tutulması gerekir.
Yerel mahkemece istenen maddi tazminat tutarından tahrik nedeniyle 1/3 oranında indirim yapılarak 43.333,00 TL maddi tazminat ödetilmesine karar verilmiş olması;
b)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza
olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda, davacının yaralanma derecesi, olayın gelişim biçimi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen 6.000,00 TL manevi tazminat azdır. Davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması; usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/14686, K. 2011/1735, 22 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama